nükleer enerji

567 anlam
  • radyonüklid Radyoaktif olan nüklid.
  • reaktiflik Bir reaktörün, çoğalma katsayısı (k), ile belirlenen), kritiklikten sapma düzeyi (p). p=k-1/k
  • reaktiflik dengesi Bir reaktörün başlangıçtaki reaktiflik fazlalığı ile, bu fazlalığın değişmesi durumunda oluşan eşdeğer denge.
  • reaktiflik fazlalığı Reaktör denetim unsurlarının düzenlenmesiyle elde edilen en yüksek reaktiflik düzeyi.
  • reaktiflik katsayısı Reaktifliğin ısı, basınç gibi belirli bir parametreye bağımlı olarak gösterdiği farklılık.
  • reaktiflikölçer Bir nükleer reaktörün reaktifliğini, bir ya da birkaç bulucu yardımıyla belirlemeye yarayan elektronik ölçüm düzeni.
  • reaktör bk. nükleerreaktör
  • reaktör denetimi Bir reaktörde, işleyişin öngörülen düzeye getirilmesi amacıyla, reaktifliğin ayarlanması ya da tepkime hızı yüzdesinin değiştirilmesi.
  • reaktör devri (zaman sabiti) Nötron akı yoğunluğu üstel olarak azalan ya da çoğalan bir reaktörde, akının e (2,718) katsayısı kadar değişmesi için gerekli olan süre
  • reaktör güvenlik sigortası Bir reaktörde oluşabilecek ani sıcaklık ya da akı artışı sırasında, tepkime hızını güvenlik sınırı düzeyine indirmeye yarayan donanım.
  • reaktör hacimsel gücü Reaktör kalbinde, birim hacim başına üretilen güç.
  • reaktör ısıl gücü Reaktör kalbinde, birim zamanda serbest kalan ısı miktarı.
  • reaktör kalbi Nükleer reaktörün, yakıt unsurlarını içeren ve enerji üretilen bölümü.
  • röntgen bilimi Radyolojinin, X ışınlamalarını inceleyen dalı.
  • saçılma Bir parçacığın, bir başka parçacıkla ya da parçacık sistemiyle çarpışması sonucu, yönünün ve enerjisinin değiştiği süreç.
  • sapma dalgası Sıcaklık, yoğunluk, magnetik alan ve yabancı madde varlığı nedeniyle, plazma içinde oluşan dalga.
  • saptırılan ışınım Bir madde içinden geçişi sırasında, enerjisi ve başlangıç yönü saptırılmış olan ışınım.
  • seçmeli yerleşim Radyonüklid kullanımı sırasında, belirli bir nüklidin bazı hücre, organ ya da dokularda yoğun olarak bulunması.
  • sıcak Yüksek düzeyli radyoaktiflik.
  • sıcak hücre Yüksek düzeyli radyoaktif malzemenin depolanması ve uzaktan yönlendirilmesi amacıyla kullanılan kurşun camla kaplı oda.
  • sıkıştırma etkisi Plazmanın, içinden elektrik akımı geçirilen hızlı bir magnetik alan etkisiyle sıkıştırılması.
  • sıvı duyarlı iyonlaştırma odası Bir sıvının alfa ya da beta etkinliğini ölçmeye yarayan iyonlaştırma odası.
  • sızıntı ışınım Kaynak zırhından geçerek yayılan zararlı ışınım.
  • sievert Doz eşdeğerinin SI birimi (Sv). Eski birim rem'di. 1Sv=1J.kg¯¹
  • siklotron Üzerinde pozitif yüklü parçacıkların döndüğü D biçiminde, içi oyuk ve yüksek frekanslı iki elektrot içeren çevrimsel hızlandırıcı.
  • sodyum soğutmalı reaktör Soğutucu olarak sıvı sodyum kullanan reaktör.
  • soğrulma bk. enerjisoğrulması
  • soğrulmuş doz İyonlaştırıcı ışınımla maddeye aktarılan ortalama enerji de'nin, bu maddenin kütlesi olan dm'ye oranı (D). D=de/dmsoğrulmuş doz SI birimi "joule" olup
  • soğrulmuş doz debisi dt zaman aralığında soğrulan dD doz debisinin, dt'ye bölümü (D). D= dD/dt
  • soğrulmuş maksimum doz Demet ekseni üzerinde soğrulan dozun maksimum değeri.
  • soğuk yayınım Yeterli elektrik alan şiddetiyle ısıtılmamış olan bir yüzeyden elektron yayınlanması.
  • soğurmalı denetim Nötron soğurucu malzemenin özelliğinin, konumunun ya da miktarının, reaktifliği değiştirecek biçimde ayarlanmasıyla yapılan reaktör denetimi.
  • soğutucu akışkan Su, sodyum, helyum ya da ağır su oluşumlu olan ve yakıtın nükleer fisyonla açığa çıkardığı buhar dönüşümlü ısıyı, bir pompa aracılığı ile reaktör kalb
  • somatik etkiler Nükleer ışınımın canlı organizma üzerinde, özellikle kan yapıcı organlarda oluşturduğu biyolojik etkiler.
  • spin Bir temel parçacığın devinim süresi.
  • stellarator Plazma tutulmasını, plazma dışındaki bobinler yardımıyla sağlayan magnetik tutma aygıtı.
  • süreğen ışınımlanma (kronik ışınımlanma) Sürekli ya da kesikli bir biçimde uzun süre devam eden düşük düzeyli ışınımlanma.
  • sürekli tayf Karakteristik ışınım dışında kalan ışınım tayfı.
  • tanı radyolojisi Tanı için uygulanan tıbbî radyoloji.
  • tayf kaymalı reaktör İçindeki enerji tayfının, yavaşlatıcının özelliklerini ve miktarını değiştirmek suretiyle ayarlandığı reaktör.
  • tek enerjili ışınım Kinetik enerjileri aynı olan parçacıklardan oluşan iyonlaştırıcı ışınım.
  • tenörmetre bk. içerikölçer
  • teratojen etkiler Dölüt üzerinde doğumsal bozukluklara neden olabilecek biyolojik etkiler.
  • termolüminesans bk. ısıl ışıldama
  • thoraeus süzgeci Bakır, kalay, alüminyum alaşımlı ve ışınım iletimli süzgeç.
  • tıbbi radyoloji İyonlaştırıcı ışınımın tıp alanında uygulanması.
  • tokamak İki magnetik alandan oluşan bir kuvvet ağı ile plazmayı çevreleyerek, plazma tutulmasını sağlayan kapalı donanım.
  • toplam doz (kümülatif doz) Bireyin, belirli bir tarihe kadar, tüm vücudunun ya da yalnızca bir organının aldığı doz eşdeğerleri toplamı.
  • toplam iyonlaştırma Bir iyonlaştırıcı taneciğin yörüngesi boyunca oluşturduğu iyon çiftlerinin toplam sayısı.
  • toplam nüfus Dolaylı ya da dolaysız olarak ışınım etkisindeki işlerde çalışanlarla, toplumun geriye kalan kesimini oluşturan nüfusun toplamı.