sıkışık durumda ne demek?

  1. (en)Close.

sıkışık durum

  1. (en)Push.

sıkışık doldurma

  1. Özdeciklerin aralarında en az boşluk bırakarak, bir oylumu doldurmaları ile oluşan katı yapı.
  2. (en)Close pocking.
  3. (fr)Arrangement compact

durum

  1. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon
  2. Duruş biçimi, konum.
  3. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
  4. İsim soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.
  5. Bkz. hal.
  6. Bir ayaktopu kümesinde takımların aldıkları sonuçlara göre kazandıkları değerler. Uluslararası kurallara göre kazanan takım iki, yenişemeyen takımlar birer değer alırlar. Yenik takımlar ise değer alamazlar.
  7. (en)State.
  8. (en)Wheat with hard dark-colored kernels high in gluten and used for bread and pasta; grown especially in southern Russia, North Africa, and northern central North America.
  9. (en)Condition.
  10. (en)Situation.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

sıkışık durumsıkışık doldurmasıkışık anda görevini üstlenmeksıkışık anda işi üstlenen kimsesıkışık oturmaksıkışıksıkışıklıksıkış tepişsıkış tepiş oturmaksıkışabilirlikdurumdurum açısıdurum almakdurum analizidurum baladıduruduru açınıkduru denklemiduru sesdurualpdurdur bakayımdur bindur durakdur durak yok
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın