sıkışıklık ne demek?

  1. Sıkışık olma durumu.
  2. (en)Closeness.
  3. (en)Tightness.
  4. (en)Being tightly wedged or jammed.
  5. (en)Congestion.
  6. (en)Being hard pressed for time.
  7. (en)Being hard up for money.

sıkışık

  1. Sıkışmış bir durumda olan
  2. (en)Cramped.
  3. (en)Dense.
  4. (en)Pressed.
  5. (en)Pushed.
  6. (en)Closely pressed together.
  7. (en)Close.
  8. (en)Crowded.
  9. (en)Congested.
  10. (en)Tight.

sıkışık

  1. Sıkışmış bir durumda olan
  2. (en)Cramped.
  3. (en)Dense.
  4. (en)Pressed.
  5. (en)Pushed.
  6. (en)Closely pressed together.
  7. (en)Close.
  8. (en)Crowded.
  9. (en)Congested.
  10. (en)Tight.

sıkışık anda görevini üstlenmek

  1. (en)Pinchhit.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

sıkışıksıkışık anda görevini üstlenmeksıkışık anda işi üstlenen kimsesıkışık doldurmasıkışık durum
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın