uzunevIrakuaların, içinde çok sayıda ailenin oturduğu, uzunlukları kimi zaman elli metreyi bulan, doğu ve batı diye iki ana bölüme ayrılan evleri.
üç basamak kuramıTarih boyunca kültürlerin gelişme durumunu üç basamakta açıklamaya çalışan kuram. Başlıcaları: Vahşilik, barbarlık ve uygarlık (L. Morgan); avcılık, ç
üç yasasıHalkbilim olay ve ürünlerinin aşağı yukarı bütün türlerinde saptanan, istenilen sonucu sağlamak amacıyla işlemlerin üç kez yinelenmesi olgusuna dayanı
üretimsel büyüDoğadan yeterinden çok almak ve canlıların büyük ölçüde üremelerini sağlamak amacıyla yapılan büyü türü. bk. büyü.
ürünlerin anında doğuş kuramıİskoç bilgini Andrew Lang'ın ileri sürdüğü kimi halkbilim ürünlerinin tarihsel bir gelişim ya da kültürel etkileşim olmadan bağımsız bir biçimde ve an
vakondaSiyularda (Kuzey Amerika yerlilerinden) alışılmışın dışındaki işleri ve olayları oluşturan, her yerde bulunan, gözle görünmez, gizem dolu gücün adı.
vınıltılı tahtaÖzellikle Avustralya yerlileri tarafından dinsel ve büyüsel amaçlarla kullanılan; delikli ucuna takılı ipten tutup hızla çevrildiğinde vınıltılı ses ç
yada taşıEski Türk budunlarının, yağmur ve kar yağdırdığına, yel estirdiğine inandıkları kutsal ve büyüsel taş. a. bk. yağmur taşı.
yadacıYada taşıyle yağmur ve kar yağdırdığına, yel estirdiğine inanılan büyücü, a. bk. yada taşı.
yağbirikimDaha çok Buşman, Hotanto ve Zulu kadınlarında görülen, kalçaların arkada yağ toplaması sonucu belin içbükey bir durum alışıyla ilgili gövdesel özellik
yağmur büyüsüDaha çok benzetmeli büyü ilkesine uygun işlemlerle (çocukları ıslatmak, sulara taş atmak, yağmuru canlandıran hareketler yapmak) yüce varlıklar üzerin
yağmur duasıKuraklık sırasında yağmur yağdırması için yüce varlıklara, atalara, kutsal kişilere yönelik, onları acımaya getirecek ve yumuşatacak nitelikteki yakar
yağmur taşıYağmur yağdırmak için yapılan dinsel ve büyüsel işlemlerde kullanılmak üzere toplanmış ve üzerlerine dualar, kutsal sözler okunmuş olan taşlar, a. bk.
yağmurcuDinsel, büyüsel ve gizemsel yollarla yağmur yağdırma işini bilen, yöneten kimse; büyücü.
yakarıGücüyle başaramadığı bir dileğini gerçekleştirmek isteyen birey yada toplumun, doğaüstü güç, nesne yada varlıktan sözlü ya da yazılı gelenek yoluyla ö
yakınlararası cinsel ilişkiDar anlamda aile üyeleri, geniş anlamda yakın kandaş ya da hısım akrabalar arasındaki doğru bulunmayan cinsel ilişki ya da evlilik.
yakınlararası cinsel ilişki yasağıDar anlamda bacı kardeş, geniş anlamda kandaş ya da hısım akraba arasındaki cinsel ilişki ve evlenme yasağı.
yakınlaşımİki ayrı halk kültürü, olay ya da ürününün zamanla birbirine benzemesi, bk. koşut gelişim.
yakınsak boşinanç boyutuDeğişik boşinançların benzer görünüm kazanabilmelerini sağlayan özellik, bk. boşinanç boyutları.
yalınç baladİnsanın evrensel yaşantısını, gerekli bilgileri vermeden çok yalın biçimde ve sık sık yinelenen karşılıklı konuşmalardan oluşan bir düzen içinde anlat
yamOkyanusya adalarında, Endonezya'da, Çin'de, Afrika'da, Güney ve Kuzey Amerika'da yetiştirilen yumru köklü, patatese benzer bitki (Yerlilerin beslenmes
yama işlemeKumaşı, deriyi vb. üzerlerine renkli kumaş parçaları ya da başka bezeyici gereçleri yapıştırma, ekleme, dikme yoluyla yamayarak bezeme.
yamyamlıkAçlık ve besin yokluğu nedeninden daha çok büyüsel ve kuttörensel amaçlarla insan eti yeme. a. bk. akraba yamyamlığı, ölü yeme.
yanıltmacalı masalYalan ve abartmalar üzerine kurulmuş masal türü. bk.yanıltmacalı masalcık.
yanıltmacalı masalcıkTarihsel olmayan olayları tarihsel bir görüntü içinde açıklayan, yapı ve kapsam yönünden birbirine karşıt oluşumlar gösteren düzmece masalcık türü. bk
yapay bilmeceBir bilmecenin diğer bir bilmeceyle karıştırılması sonucunda geleneksel yapısı bozulduğu gibi ilk çözüm biçimi de değişen bilmece, bk. gerçek bilmece.
yapıcılıkKonutlarla ilgili tüm sorunları ve konuları içeren bilim ve sanat dalı.
yapımsal gözdeğmelikKurbağa, kaplumbağa, yılan, kertenkele, yengeç gibi hayvanların heykelcikleriyle kırmızı renkli nesnelerden oluşan gözdeğmelik. bk. gözdeğmelik. krş.
yapımsal muskaTaş, pişmiş toprak, ağaç, kemik ve madensel ürünlerden yapılmış olan minik kayık, kurbağa, kertenkele, timsah, yengeç, yılan, martı, kutsal göz ve Tan
yaprak bakısıAteşte yakılan yaprağın çıkardığı seslere ya da havaya atılan yaprağın devinimlerine bakılarak geleceği okuma yöntemi, bk. bakı. krş. bitki bakısı.
yaratıİnsanoğlunun,yaratıcısı olduğu kültür ürün ve olaylarına dayanarak oluşturduğu, daha önceleri benzeri bulunmayan, yeni kültür ürün ve olaylarından her
yarayla bezenimDeriyi sivri uçlu araçlarla yırtıp açarak, açılan yerlere kül, balçık ve odun kömürü sürüp yaraları iyice belirterek gövdeyi yara iziyle süsleme, beze
yarı göçebelikEkonominin sığırcılık, çiftçilik üzerine temellendiği, göç süresi ve göç yollarının daha kısa olduğu, göçebelikle yerleşik yaşam arasındaki yaşama biç
yarı tarihsel baladKüçük bir yere ilişkin olarak anlatılan balad. bk. balad. krş. tarihsel balad.
yarımTribüyü oluşturan ikiyarım fratriden biri. Heryarım kendi arasında birkaç klana ayrılır.yarımlar törenlerde, düşüncelerde ve simgelerde zıtlık gösteri
yas tutmaÖlenin ardından yanma, yakılma, üzülme; belirli bir süre geleneklerin gerektirdiği şeyleri yapma; toplumuna, topluluğuna göre değişen geleneksel kural
yaslıkKişinin yaslı olduğunu belli eden, kimi toplumlarda değişik renkli olmakla beraber, genellikle kara renkli giysi, örtü.
yastan çıkarmaYas süresini tamamlayan kimseyi üyesi bulunduğu toplumun bu konudaki geleneksel kurallarına uygun işlemlerden geçirerek günlük durumuna sokma.