yeni kelimeBir dilin kendi kök ve eklerinden yararlanarak, o dilin yaşayan veya ölü kelimelerindeki yapıya bakarak yapılan veya ağız ve lehçelerden alınarak kull
yeni sözcükBir dilde kullanılmış veya kullanılmakta olan bir sözcük örnek tutularak yapılan sözcük: (yığın) gibi yayın, basın; (vergi) gibi dergi; (geçit) gibi t
yer belirteci(Derleme.. yer zarfı, mekân katmaçları) Bir eylemin anlamını, sınırlı olmayan ve her yere uygulanabilen bir yer kavramıyle gösteren belirteç: İçeri gi
yer tümleciYönelme, bulunma, çıkma durumu eklerini alarak cümlede yönelme, yaklaşma, bulunma, ayrılma bildiren, yüklemin anlamını yer ve yön bakımından tamamlaya
yeterlik eylemi(Derleme.. yeterlik fiili) Olumlusu herhangi bir eylemin -e'li ulacıyle bilmek eylem kökünün birleşmesinden meydana gelen ve yeterlik kavramı veren, o
yeterlik fiiliFiilin karşıladığı işin, hareketin mümkün veya muhtemel olup olmadığını göstermek için, olumlu durumda bil-, olumsuz durumda da bugün eriyerek kaybolm
yineleme ekiTekrar kavramı vermek üzere, bazı eylem köklerine getirilen -ele eki: itelemek (it-ele-) , serpelemek (serp-ele-) , silkelemek (silk-ele-) , kovalamak
yokluk ekiAd soylu kelimelere gelerek herhangi bir nesne veya özelliğe sahip olmama anlamında ve +lI /+lU: ekinin zıt anlamlısı yokluk sıfatları yapan +sIz/+sUz
yön adlarıYön gösteren adlar: kuzey, güney, doğu, batı, gün doğusu, gün batısı, gün ortası vb.
yön gösterme durumuAdın, fiilin gösterdiği oluş veya kılışın kendi yönünde yapıldığını göstermek için girdiği durum: ET. san+garu «sana doğru», yok+garu «yukarı doğru»,
yön gösterme ekiFiildeki oluş ve kılışın yönünü göstermek için yönle ilgili yer ve zaman adlarını yön gösterme durumuna sokan ek: + GArU, + ArI, + rA ekleri: ET. Tabg
yön gösterme ekiotomatikYön bildiren, yer ve zaman adları yapan ek, yön eki: son-ra, taş-ra, dış-arı, iç-eri vb.
yönelme durumu(Derleme.. yönelme hali, -e hali, verme hali, yaklaşma hali) Ad görevli sözcüğün taşıdığı kavrama dönüşü bildiren durum. Türkçede bu durum -e (-a, -y-
yönelme grubuYönelme eki almış bir ad ögesinin başka bir ad ögesi ile oluşturduğu grup: boğaza bakan (ev), evine bağlı (erkek), paraya düşkün (kimse) başına buyruk
yönelmeli ikilemeSözcüklerinden biri ya da ikisi yönelme durumunda bulunan ikileme: Göze göz, dişe diş, kana kan mücadele; sağa sola çatmak, ele kola gelmek, çoluğa ço
yönelmeli tamlamaYönelme durumundaki bazı adların çok defa sıfat görevindeki bazı sözcükleri anlam bakımından tamamlayarak kurdukları tamlama: İçkiye alışık adam, diki
yönelmeli tümleçÇok defa eylemin bazen de adın anlamını tümleyen ve yönelme (-e) durumunda bulunan tümleç: Çocuklar eve geldi; Öğrenciler bahçeye çıksın; Herkes kazma
yumuşama(Derleme.. tonlulaşma, sadalılaşma, ötümlüleşme) Süreksiz ünsüzlerin sürekli ünsüz veya sızıcı ünsüz oluşu: (ekmek-e) > ekmeğe, (kabak-a) > kabağa, (y
yuvarlak sıraTürkçe bir sözcükte bulunan yuvarlak ünlülerin sırası: Üzüntünüzün (üz-ün-tü-n-üz-ün) , oğlunuzun (oğlu-n-uz-un) vb.
yuvarlak ünlü(Derleme.. yuvarlak vokal, yuvarlak sesli, dudak vokali) Dudakların toplanıp yuvarlaklaşması ile meydana gelen ünlü: o, ö, u, ü vb.
yuvarlak ünlüDudaklarda belli bir yuvarlaklaşmayla boğumlanan ünlü. Türkiye Türkçesininyuvarlak ünlüleri. o, ö, u, ü ünlüleridir.
yuvarlaklaşma(Derleme.. dudaksıllaşma) Düz ünlünün ünsüz etkisiyle yuvarlak oluşu: (savırmak) > savurmak, (kavırmak) > kavurmak, (çabık) > çabuk vb.
yüklemEylem çekimine girmiş sözcüğün tümcedeki görev adı: Her iş ona kolay geliyor; Ali İstanbul'a gidecekmiş; Her gün burada mısınız? Hasta değilsiniz ya;
yüklem adıAd cümlesinde yargıyı bildiren, yani yüklem görevindeki ad soylu kelimelerin cümle bilgisindeki adı: Bu, ne uzun, ne can sıkıcı yoldu (R.H Karay, Meml
yüklem birliği(Derleme.. yüklem öbeği, yüklem grubu) Yüklemle birlikte kullanılan sözcük veya tamlamalar: Bu ev, Ihlamur'a giden birbirine paralel dik yokuşlardan b
yükleme durumuGeçişli fiil taşıyan bir cümlede fiilin doğrudan doğruya etkilediği yani fiildeki işlevin etki bakımından üzerine yüklendiği adın içinde bulunduğu dur
yükleme grubuYükleme durumu eki almış bir ad ögesinin başka bir ad ögesi ile oluşturduğu ad ve sıfat görevindeki söz grubu: || Başkanlarını görmek için gelmişler (
yükselen ikiz ünlüBirinci ögelerinde ikincilere bakarak daha dar ve süreksiz ünlü bulunan ikiz ünlü türü: ie, ia, io, üo, uo gibi. Karşıtı alçalan ikiz ünlüdür. bk. ik
yükselen titrem(Derleme.. yüksek ton) Anlatımda duygu ve düşüncelerin etkisine göre ses titreşimlerinin yükselmesinden doğan titrem: Ordular! İlk hedefiniz Akdenizdi
zaman(Derleme.. fiillerde Zaman) Eylemlerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, geniş zaman, gelecek zaman kavramı: Geldi, gelmiş, geliyor, gelir, g
zaman belirteci(Derleme.. zaman zarfı) Bir eylemin anlamını, zaman kavramı ile sınırlandıran belirteç: Sabahleyin gelmiş; Şimdi gidecek; Yarın gelsin; Geceleyin rast
zaman ekiEylemlerde kullanılan ve zaman kavramı veren ek: -ecek (gel-eceğ-im, gel-ecek tren) , -miş (piş-miş-ti, piş-miş aş) , -iyor (sev-iyor) vb.
zaman ekiotomatikFiillerde kullanılan ve zaman kavramı veren ek: -ecek (gel-eceğ-im), -miş (piş-miş-ti), -iyor (sev-iyor), -di (gel-di) vb.
zaman ulacıEylemin durumunu zaman bakımından sınırlandıran ulaç: Gidince görmüş, gelince konuşuruz, gittiğinde görmüş, geldiğimde konuştuk, gittikçe güzelleşiyor
zamir nsiTeklik ve çokluk 3. şahıs zamirlerinin çekimi ile teklik 3. şahıs iyelik ekli kelimelerin durum ekleriyle kullanılışı sırasında araya giren «n» ünsüzü
zarf fiil grubuGrup içinde yüklem görevi almış bir zarf-fiil veya ad çekimi ekleriyle genişletilerek zarf görevi yüklenmiş sıfat-fiil ekleri ile bunlara bağlı ögeler
zarf tümleciCümlede yüklemin anlamını zaman, tarz, ölçü, yer, yön vb. bakımlardan daha belirgin duruma getiren, sınırlayan kelime veya kelime gruplarından oluşan