bireyleşmeTürsel bir örneğin bir bireyde gerçekleşmesi. (Ör. Mehmet'te insan örneğinin gerçekleşmesi).
bireyleşmeBağımsız kişiliğe varan gelişme süreci.Bireyleşme ilkesi: Bir bireyi aynı türün bütün öteki bireylerinden ayırmayı gerçekleştiren ilke; bireyin varol
bireysel ahlak felsefesiBireyin gelişmesini göz önünde bulunduran, kişiliği, sorumluluğu içinde bireyin kendini gerçekleştirmesini ve bireyin mutluluğunu erek edinen ahlâk öğ
bireyselleştirmekBir şeyi ayrı olarak, bireysel olarak göz önüne almak.
bireysellikBir bireyin biricik ve kendine özgü oluşu.
bireysellikBir insanı başkalarından ayıran, ona kişilik veren şey.
bireysellikKendini sıradan bir insan olmaktan kurtarmış olma durumu.
bulgulama(Lat. ars inveniendi = bulma sanatı)(Yun. heuriskein = bulmak) : Yeni olayları ve bilgileri bulma yöntemi ve öğretisi. (Tarihte) Belgelerin araştırılm
bulgusal(Yun. heuriskein = bulmak) : Araştırmaya, araştırma yapmaya ilişkin.
bulgusal varsayımOlayların ve bilgilerin bulunmasına götüren, olayların ve yeni bilgilerin elde edilmesini olanaklı kılan varsayım. // Burada önemli olan nesnel doğrul
bulgusal yöntemÖğretilmek istenen şeyi öğrencilerin kendilerinin bulmasını sağlayan eğitbilim yöntemi.
buridanın eşeğiSkolastiklerden Johannes Buridan'ın olduğu sanılan, ancak onun yazılarında rastlanmayan örnek: Eşit uzaklıkta bir saman torbası ile bir kova su arasın
buyruk(Kant'ta) -> (Kişisel) ilkelerin (maxim) karşısına konulan nesnel geçerli ve bir gerekliliği (eylemin zorunluluğunu) dile getiren ahlâk önermesi. //bu
büyük önerme(Klasik mantıkta) Tasımın öncüllerinden büyük olanı; büyük terimi içinde bulunduranı ve önce geleni. Koşullu tasımda: Koşulun öne sürüldüğü önerme.M
büyük terimTasımda: Kapsamı daha geniş olan, sonuç önermesinin yüklemi görevini taşıyan terim. Ör. İnsan ölümlüdür. Sokrates insandır. Sokrates ölümlüdür. Öl
coşku(Yun. en-theos = Tanrı'yla dolu olma) : 1- Bir düşünceyle, doğruyla, güzelle dolu olup yücelme; ruhun kendini aşıp yükselmesi. 2- İnsanın "Tanrı'yla d
çağrışım ruhbilimiÇağrışım ve çağrışım yasalarını bütün ruhbilimin temeli yapmaya ve bütün ruhsal olayları onunla açıklamaya çalışan ruhbilim dalı . // Kurucuları: Davi
çatışkıYasaların ya da önermelerin kendi aralarında çelişikliği. (Kant'ta) Usun kendi içinde zorunlulukla düştüğü çelişmeler. // Kant dört türlüçatışkı ayırı
çelişikAralarında çelişme bulunan (önermeler, yargılar, kavramlar, terimler). Buna göre: 1- Biri ötekinin değillenmesi olan terimler. (Ör. ak ve ak olmayan.)
çelişiklik ilkesiİki -> çelişik önermenin aynı zamanda doğru olamadığı gibi, aynı zamanda yanlış da olamayacağı ilkesi.
çelişmezlik ilkesi(Varlıkbilimde) "Aynı şeyin aynı bağlantılar içinde aynı durumda olması ve olmaması olanaklı değildir." (Aristoteles) Formülü: "S aynı zamanda P ve P
çelişmezlik ilkesi(Mantıkta) Birbiriyle -> çelişik iki yargının ikisinin birden aynı zamanda doğru olamayacağı, biri doğru ise ötekinin zorunlu olarak yanlış olacağı il
çevre öğretisiÇevrenin insanlar üzerindeki önemi üzerine 19. yüzyılda Fransız filozofları A. Comte ve H. Taine'in geliştirdikleri öğreti.
çıkarımVerilmiş bir ya da daha çok önermeden sonuç çıkarma edimi. Doğruluğu doğrudan doğruya bilinmeyen bir önermenin, doğru olarak kabul edilmiş olan başka
çıkmaz(Yun. Aporia: a = sız, poros = yol, köprü, çıkış) : Bir sorunda çözüme varmanın olanaksızlığı durumu; çıkış yolunun olmayışı.
çilecilik(Yun. askeinden) : 1- (Genel olarak) Töresel, dinsel ereklerle, doğal eğilimleri, içgüdüleri elden geldiğince azaltmaya çalışmak üzere, kendini yenme
çirkinEstetikte güzelin karşıtı olan kavram : Hoşa gitmeme izlenimi uyandıran. 2-(Ahlâk açısından) Yakışıksız görünen.
çirkinBiçimsiz, uyumsuz, biçimden yoksun. Bu anlamdaçirkin, bir sanat nesnesi olarak, olumlu bir estetik değer niteliğini alabilir: Nasıl gerçek biçim, biçi