felsefe

1.293 anlam
  • apriorizm Önsel yargı metodu.
  • aracılık İki nesne arasındaki bağ.
  • araz bk. ilinek
  • arazi bk. ilineksel
  • ariusçuluk Arius tarafından kurulan ve İsa'nın tanrılığını tanımayan mezhep.
  • arminiusçuluk Hristiyanlıkta Calvin'in doktrinine karşı gelen ilahiyat akımı.
  • arşetip Var edilen ilk örnek, ana örnek.
  • assosiyasiyonizm Bilgimizi idare eden ilkelerin tecrübe devresinde zihinde yerleşmiş olan çağrışımların verimi olduğunu dile getiren kuram.
  • assosiyasiyonizm Dernekçilik.
  • aşırıcı Herhangi bir doktrini aşırı sınırlarına kadar götüren.
  • augustinusçuluk Aziz Augustinus'un düşüncesine uygun doktrin.
  • augustinusçuluk Janseniusçuluk.
  • avatara İlahi bir varlığın yeryüzüne inmesi şeklindeki inanış.
  • ayırım Farklı oluş.
  • ayniyet bk. özdeşlik
  • ayniyet felsefesi bk. özdeşlik felsefesi
  • ayniyet prensibi bk. özdeşlik ilkesi
  • ayrıtürden Çeşitli türlerin karışmasıyla meydana gelen bütünlük.
  • babeufçülük Fransız nazariyeci ve devrimcisi Babeuf'ün bölüşüm komünizmine dayanan doktrini.
  • badi bk. sonsal
  • bağımlaşım Çeşitli tabiat olayları arasındaki organik bağ.
  • bağıntılık Var olabilmek ya da belirlenebilmek amacıyla, bağıntı yoluyla herhangi başka bir şeye bağlı bulunma durumu.
  • başkalık Başka ve farklı olma durum ve özelliği.
  • başman En üstün olan.
  • batınilik Kutsal kitapların açık anlamlarına önem vermeyen ve bunların gizli anlamlarını yorumlamayan, bu yorumları gerçek kabul eden doğa gizemcilerinin doktr
  • batini bk. içrekçiler
  • bedbinlik bk. kötümserlik
  • belirten Nedensel ilişkide veya herhangi determinist bir süreçte, belirtenin karşıtı.
  • belkili Yeterli delil olmadığından dolayı ispatına gerek duyulan.
  • belleteç Herhangi bir konunun, bellemeyi kolaylaştıran özellikleri.
  • bendeğil ben olmayan, benin, öznenin dışında bulunan nesne.
  • bergsonizm Fransız filozofu Henri Bergson'un geliştirdiği felsefe çığırı.
  • beşeriyet bk. insanlık
  • beti Sınırlanarak belirlenmiş madde ya da uzay.
  • biçimsel gerçek Descartes'in felsefesinde, nesnenin gerçeği, dış gerçek.
  • biçimsel mantık bk. mantık 1
  • bilfiil bk. edimsel
  • bilgelik Kendini tanımanın bilgisi. (Özellikle Sokrates'te karşımıza çıkar: Bir şey bilmemenin bilgisi gerçek bilginin kaynağıdır; bilgi de erdeme götüren yold
  • bilgelik Geniş anlamıyle bilgi demektir. Bu bağlamda: Bilmenin ereği, bilmenin eksiksiz oluşu.
  • bilgi nedeni Bir bilginin kendisine dayandığı, üzerinde temellendiği şey; bir şeyin bilinme nedeni. //bilgi nedeni, varlık nedeninden ve gerçek nedenden ayırt edil
  • bilgi öğretisi Mantığı, -> bilgi kuramını, bilgi eleştirisini, bilgi üzerine toplumbilimsel ve ruhbilimsel çalışmaları, bilim kuramını ve yöntem öğretilerini içine a
  • bilgi ruhbilimi Hem geniş anlamında -> bilgi öğretisinin, hem de ruhbilimin bir dalıdır. Görevi, bilmeyi gerçek, ruhsal bir olay olarak, doğuşu, ortaya çıkışı, gelişm
  • bilgi sorunu 1-(Geniş anlamda) Bilmenin (bilginin) özü, oluşu ve olanağına ilişkin bütün (fizikötesi, varlıkbilimsel, ruhbilimsel ve toplumbilimsel) soruları kapsa
  • bilgi teorisi bkz. bilgi kuramı
  • bilgi toplumbilimi Bilginin ve bilimin, toplumbilimsel koşullarını inceleyen toplumbilim dalı.
  • bilisizlik Bilmeme, tanımama. 1- Duyu organlarında bir bozukluk olmamasına karşın kavramanın bozulması, nesneleri ve simgeleri kavramada baş gösteren yeteneksizl
  • bilişi (Bilişim öğretisi ve güdümbilimde) Bilgisayara verilen ve ondan alınan bilgi. // Eski bir felsefe kavramı olanbilişi, -> güdümbilimle yeni bir anlam k
  • bilmeme bilgisi (Lat. docta ignorantia = bilgince bilgisizlik) 1-Sokrates'in "Bilmediğimi biliyorum." sözüne uygun olarak, kişinin bilmediğini kabul edip bilgiye götü
  • bireşimsel yargı (Kant'ta) Yüklem kavramının konu kavramının dışında bulunduğu yargı. // Buna genişletici yargı da denir, çünkübireşimsel yargı, konu kavramına, bu kav
  • birey üstü Genellikle bireylerin çevresini aşan, bireylerin bilincinden bağımsız olan.
Reklam