çevriklenirHarf harf ters okunduğu zaman ya aynı ifadeyi veya anlamı olan başka bir ifadeyi veren (kelime, cümle yahut dize).
çevrinticilikYirminci yüzyılın başlarında İngiliz yazarı Wyndham Lewis tarafından kurulmuş bir edebiyat çığırıdır. Sanatın öbür kollarında da uygulanan ve somculuğ
çift terimli taylamİki çeşit hece öbeğinin tekrarlanmasiyle olan taylam. bk. taylam.
çifte bağlılık(Söz sanatı terimi) İbare içinde bir sözün, üst tarafa da alt tarafa da bağlandığı halde, başka başka olmakla beraber her hangi bir anlam verebilmesi.
çiftkısa adım(Yunan Latin Tartıbilim Terimi) İki kısa heceden ibaret tartı adımı.
çiftkısa çiftuzun adım(Yunan Latin Tartıbilim Terimi) İki kısadan sonra gelen iki uzun heceden ibaret tartı adımı.
çiftkısa uzun adım(Yunan Latin tartıbilim Terimi) İki kısadan sonra gelen uzun bir hece şeklindeki tartı adımı.
çiftuzun adım(Yunan Latin Tartıbilim Terimi) İki uzun heceden ibaret tartı adımı.
çiftuzun çiftkısa adım(Yunan Latin Tartıbilim Terimi) İki uzundan sonra gelen iki kısa hece şeklindeki tartı adımı.
çiftuzun kısa adım(Yunan Latin Tartıbilim Terimi) İki uzundan sonra gelen kısa bir hece şeklindeki tartı adımı.
çoban deyişiKonusu çoban aşkı olan kısa deyiş veya bu gibi deyişlerin üslûbu.
çobansıÇoban ve kır hayatını anlatan (sanat eseri).
çok bağlaçlılık(Söz sanatı terimi) Cümle üyelerinden sayıca çok olan bir türlüsünün kelimelerini aynı bağlaçla bağlama. Ben de, sen de, o da bunu biliyoruz. O, hem ç
çok uyaklıDizeleri ikiden artık uyaklı olarak düzülmüş koşuk. Buna Mürassa da denirdi.
çözümleme romanıİçinde olaydan ziyade duygu çözümlemeleri bulunan roman.
dasitanÖnemli bir olayı, savaşı veya ünlü bir aşkı anlatan manzume.
değişikleme(Söz sanatı terimi) Gramer şekillerinden biri yerine başka birini kullanma. Gittin bulamadın, hemen dönersin gibi ki gittiğinde bulamıyacak olursan..
değişleme(Söz sanatı terimi) Anlama zarar gelmiyecek surette, bir şeyi, bir hali cümlede gerektiği kelimeden başka bir kelime veya kelimelerle anlatma. Trenle
dekadanlarOndokuzuncu yüzyıl sonlarında, Parnasiyenlere karşı bir tepki olarak, simgeciliği (symbolismei) aşırı dereceye çıkaran sanatçılara verilmiş ad.
destan kömesiAynı konu üzerine düzülen destanların hepsi.
devrişimBir çok yazarın eserlerinden devşirilen parçalar dergisi.
deyi kılıklarıFikir ve duyguların anlatılması için kullanılan söz şekilleri ki nazım ve nesirden ibarettir.
deyi yinelemesi(Söz sanatı terimi) Aynı fikrin türlü ifadelerle tekrar edilmesinden ibaret sürekli bir anlamdaşlık
deyibilimGramerle söz sanatı arasında yer tutan bir bilim olup deyimlerin seçimi, söz bölümlerinin kullanılışı ve dönemlerin kurulmasiyle ilgili kuralları veri
deyilemeZihindeki buluş ve düzenleyişten sonra fikirleri ortaya koyma işi. (bk. Buluş ve Düzenleyiş)
deyiş oyunuOrta çağda Fransa'da rağbet gören ve iki truver arasındaki nazımlı tartışma temeline dayanan oyun.
deyitlemekŞiir veya söylev gibi bir edebiyat parçasını konunun gerektirdiği ses ve tavırlarla başkalarının önünde okumak (DEYİT, DEYİTLEME, İnşat, Déclamation;
dışa verimcilikYirminci yüzyılın başında, izlenimciliğe karşı olarak kurulan ve onun gibi dış âlemden gelen izlenimleri tekrar etmek yerine iç âlemde doğan duyguları
dil uzluğuGüzel söylemek, sözü ile karşısındakine heyecan vermek ve fikirlerini kabul ettirmek yeteneği (DİLİ UZ veya UZ DİLLİ, Natuk, Eloquent).
dilekleme(Söz sanatı terimi) Söz arasına, bir dilekte bulunmak veya Tanrıdan bir şey dilemek üzere sokuşturulan cümle. Bir akşam ağzına ilâç veriyordum; ah ana
din konuşmasıDin konuları üzerinde yapılan gelişi güzel konuşma.
dinlemeceÇoğu doğa üstü olaylara dayanan, kısa ve eğlenceli hikâye.
ditirampBirini ya da bir şeyi övmek için yazılan şiir.
dizili ayırma(Söz sanatı terimi) Arka arkaya söylenecek bileşik sözlerin ilk öğelerini ikincilerden ayırıp bunları ibarede ayrı birer dizi halinde sıralama; «yazın
dokmios(Yunan Latin Tartıbilim Terimi) Bir kısa iki uzun ve bir kısa bir uzun heceden meydana gelen tartı adımı, veya daha doğrusu, tartı.
dolamlama(Söz sanatı terimi) Bir şeyin anlaşılmasını kolaylaştırmak veya doğrudan doğruya söylemekten çekinilen bir şeyi kendi adiyle söylememek için bir çok k
dolaylı adlama(Söz sanatı terimi) Bir cins ismiyle özel bir adı veya özel bir adla bir cinsi anlatma yolu. Peygamberin zamanında. Hoca merhumun fıkraları. O, ne yez