edebiyat

659 anlam
  • azade Herhangi bir manzumenin parçası olmayan tek mısra.
  • bağlaçsızlık (Söz sanatı terimi) Cümlenin akışına hız vermek üzere bağlaç kullanmayış. Genç, ihtiyar, kadın erkek hepsi koşuştular. Çocuk koşuyor, zıplıyor, bağırı
  • bağlama Türk edebiyatında kitap yazma, eser telif etme.
  • bağlanış Kısa bir şiirin, düşünce ya da hayal ile sonlanması.
  • baletli komedi Her perde sonunda danslar yapılan komedi.
  • baş kafiye Satır başlarının aynı kelimelerle oluşmadan aynı sesi vermesi.
  • baş özeti Bir sahne eserinin baş tarafına geçirilen özeti.
  • baş yinelemesi bak. Yinelemek. -(Söz sanatı terimi) Bir cümlenin parçalarına veya arka arkaya gelen cümlelere aynı kelime yahut kelimelerle başlama. Hâlâ hurafeler y
  • başlamaç (Yunan Latin tartıbilim Terimi) İlk tam adımın üst tarafında bulunan yarım adım.
  • başlarken bk. başlangıç.
  • başolgu Bir edebiyat eserinin asıl konusunu meydana getiren başlıca olgu.
  • batkıya uğramak otomatik hüsranla karşılaşmak: “O geniş caddeler bugünkü hazin görünümleriyle nihayet bulurlar. Edebiyatın özlemleri acı bir batkıya uğrar.” -S. İleri.
  • belginsiz Belgin olmıyan (BELGİNSİZLİK, İpham, Imprécision) .
  • benzekli uyum (Söz sanatı terimi) Bir ibaredeki kelimeler söylenirken çıkan seslerin, o ibarede anlatılan şeylerin seslerini hatırlatması hali.
  • benzeme yönü (Söz sanatı terimi) Benzetme yapmak için dayanılan ortak nitelik.
  • benzeşleme (Söz sanatı terimi) Ses bakımından birbirine benziyen kelimeleri yanyana veya birbirine pek yakın kullanma. Hoş beş, Az gitti uz gitti gibi.
  • benzetme öğeleri (Söz sanatı terimi) Üçtür: Benzetmelik, Benzetme yönü, Benzetilen
  • benzetmelik (Söz sanatı terimi) Benzetme yaparken ele alınan niteliğin en kuvvetli bulunduğu şey ki öbürü ona benzetilir.
  • beraati istihlal (Divan edebiyatı terimi) (Söz sanatı terimi) Bir yazıya başlarken konunun ne olacağına işaret eden ilk sözler ki buna iptida veya hüsnü iptida da deni
  • betikbilim Dil varlıklarını ve betikleri inceleme yoliyle bir topluluğun kültürünü araştırma işi.
  • betikçe Opera, komedili opera, operet gibi ezgilenmek üzere yazılmış eser.
  • bılina (Rusça) Eski Rus edebiyatında destan veya efsane vasfındaki halk şarkısı.
  • bildirme türü Edebiyatın öğretme ve sözenlik türlerini kapsıyan türü.
  • bilimlik Bir bilim veya sanat konusunu uzun uzun açıklıyan kitap.
  • bilimtay övgüsü Ölmüş bir üye için bilimtayda, onun değerlerini övmek üzere okunan söylev.
  • bilimtay sözenliği Nesrin sözenlik türlerinden biri olup bilimtayda okunan kabul söylevi, teşekkür söylevi, bilimtay övgüsü gibi çeşitleri vardır.
  • bilinç akışı romanı Sözle dışarıya vurulan fikir ve duyguları ve onlarla birlikte içten geçenleri de bir arada alarak bilinç akışını kesiksiz ve eksiksiz bir şekilde anla
  • bilmezcelik (Söz sanatı terimi) Birinin, bildiği belli olan bir şeyi, nükte yapmış olmak için, bilmez gibi davranması.
  • bir düziye taylam bk. düzgün.
  • birinci epitrit (Yunan Latin Tartıbilim Terimi) Birincisi kısa, öbür üçü hep uzun olan dört heceli tartı adımı.
  • blrinci peon (Yunan Latin Tartıbilim Terimi) Birincisi uzun, öbür üçü hep kısa . olan dört heceli tartı adımı.
  • bölge romanı Konusu, memleketin belli bir bölgesinin özellikleri ve havası içinde gelişen roman.
  • bölümcülük bk. Yeni izlenimcilik.
  • bölün Bir gazete veya dergide parça parça çıkan ve her parçası bir öncekinin devamı olan yazı.
  • bulaşık koşuk Birden artık dil kullanılarak yazılan koşuk şekli
  • burjuva dramı bk. Sahne eseri.
  • bükolik otomatik Çoban şiiri.
  • bütüncülük Yirminci yüzyıl başlarında çıkan öncü sanat hareketlerinden biri olup, konu olarak aldığı fikir veya duyguyu eksiksiz bir halde ortaya koymak yolunu t
  • büyükler komedisi Kralları, prensleri ve büyükleri gösteren komedi.
  • canlılaştırma (Söz sanatı terimi) Duygusu ve hareketi veya konuşması olmıyan şeyleri insan gibi duyar, hareket eder, konuşur bir halde anlatma.
  • cenaze övgüsü Cenaze töreninde, ölenin değerlerini övmek üzere söylenen söz.
  • cezalet (Divan edebiyatı terimi) Bazı kelimelerin kulağa kuvvetli gelmesi hali.
  • cin peri romanı Olayları şövalye devrinde şatolarda geçen korkulu roman.
  • cinas oyunu (Söz sanatı terimi) İki anlamı olan bir kelimeyi veya sesçe birbirine pek yakın bulunan iki kelimeden birini kullanmak suretiyle yapılan kelime oyunu.
  • cinaslı mani otomatik dizeleri cinaslı uyaklarla kurulan mani.
  • cümhur (Tekke edebiyatı terimi) bk. İlâhi.
  • cümle özelliği Bir dilin veya bir yazarın kendine göre olan cümle kurma tarzı.
  • çapraz uyarlama Birinci dizeyi üçüncü ve ikinci dizeyi dördüncü ile (ve sonuna kadar hep böylece) uyaklı kılma şeklindeki uyak düzeni.
  • çevirti (Söz sanatı terimi) Birbirine bağlı kelimelerin sırasını bozmaktan ibaret bir çeşit evirtim. Zamanın çoğunda anlamına «zamanın çoğu» demek gerekirken
  • çevrik ad Bir öz ad harf harf ters okunarak meydana çıkarılan takma ad.
Reklam