mürekkep cümle ne demek?

  1. Bk. birleşik tümce
  2. Bk. birleşik cümle

birleşik tümce

  1. (Derleme, bileşik cümle, mürekkep yapılı cümle) Bir veya birkaç içtümce, aratümce veya yantümce ile bir temel tümceden kurulan tümce: O zaman dediler ki, bu kanunlar bizim eserimiz değildir; Gençler bilebilse, ihtiyarlar muktedir olabilse dünyanın işleri kolaylıkla düzelir; Bu yaz turist gelirse döviz bakımından biraz ferahlarız; Cihan yıkılsa, emin ol, bu cephe sarsılmaz vb.
  2. (en)Compound sentence.
  3. (fr)Phrase composée

mürekkep akıtmak

  1. (en)Splutter, sputter.

mürekkep balığı

  1. Kafadan bacaklılardan, ılıman ve sıcak denizlerde yaşayan, eti yenen, kendini korumak için siyah renkli bir sıvı salarak suyu bulandıran bir yumuşakça, supya (Sepia officinalis).
  2. Kafadan ayaklılar (Cephalopoda) sınıfından, 20 cm kadar uzunlukta, söbe biçiminde vücutlu, 8 kollu ve 2 uzun dokunaçlı olan, denizlerde yaşayan bir yumuşakça türü.
  3. Kafadan ayaklılar (Cephalopoda) sınıfından, 20 cm kadar uzunlukta olabilen, oval vücutlu ve 8 kollu, 2 uzun dokunacı olan ve denizlerde yaşayan bir yumuşakça türü.
  4. (en)Squid.
  5. (fr)Sèche officinale
  6. (la)Sepia officinalis

cümle

  1. Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce
  2. Dizge, sistem.
  3. Bütün, hep.
  4. Herkes
  5. Bk. küme
  6. Hep, bütün, tam.
  7. (en)Sentence.
  8. (en)Clause.
  9. (en)Proposition.
  10. (en)System.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

mürekkep akıtmakmürekkep balığımürekkep balıklarımürekkep devletmürekkep faizmürekkepmürekkep fiilmürekkep gibimürekkep gözmürekkep hadisemürekkebmürekkebatmürekkebin soğurma özelliğimüreamürebbamürebbebmürebbimürebbibcümlecümle alemcümle başı bağlaçlarıcümle bilgisicümle dışı ögelercümle eklemlericümle i asliyecümle i basıtecümle i emriyecümle i emriye yi şartiyecümacümadecümadelahirecümadelulacümah
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın