mürekkep cümle ne demek?
- Bk. birleşik tümce
- Bk. birleşik cümle
birleşik tümce
- (Derleme, bileşik cümle, mürekkep yapılı cümle) Bir veya birkaç içtümce, aratümce veya yantümce ile bir temel tümceden kurulan tümce: O zaman dediler ki, bu kanunlar bizim eserimiz değildir; Gençler bilebilse, ihtiyarlar muktedir olabilse dünyanın işleri kolaylıkla düzelir; Bu yaz turist gelirse döviz bakımından biraz ferahlarız; Cihan yıkılsa, emin ol, bu cephe sarsılmaz vb.
Compound sentence.
Phrase composée
mürekkep akıtmak
Splutter, sputter.
mürekkep balığı
- Kafadan bacaklılardan, ılıman ve sıcak denizlerde yaşayan, eti yenen, kendini korumak için siyah renkli bir sıvı salarak suyu bulandıran bir yumuşakça, supya (Sepia officinalis).
- Kafadan ayaklılar (Cephalopoda) sınıfından, 20 cm kadar uzunlukta, söbe biçiminde vücutlu, 8 kollu ve 2 uzun dokunaçlı olan, denizlerde yaşayan bir yumuşakça türü.
- Kafadan ayaklılar (Cephalopoda) sınıfından, 20 cm kadar uzunlukta olabilen, oval vücutlu ve 8 kollu, 2 uzun dokunacı olan ve denizlerde yaşayan bir yumuşakça türü.
Squid.
Sèche officinale
Sepia officinalis
cümle
- Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce
- Dizge, sistem.
- Bütün, hep.
- Herkes
- Bk. küme
- Hep, bütün, tam.
Sentence.
Clause.
Proposition.
System.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
mürekkep akıtmakmürekkep balığımürekkep balıklarımürekkep devletmürekkep faizmürekkepmürekkep fiilmürekkep gibimürekkep gözmürekkep hadisemürekkebmürekkebatmürekkebin soğurma özelliğimüreamürebbamürebbebmürebbimürebbibcümlecümle alemcümle başı bağlaçlarıcümle bilgisicümle dışı ögelercümle eklemlericümle i asliyecümle i basıtecümle i emriyecümle i emriye yi şartiyecümacümadecümadelahirecümadelulacümah
