cümle bilgisi ne demek?

  1. Bir cümleyi oluşturan kelime ve kelime grupları arasındaki ilişkiyi inceleyen ve sınıflamalar yapan, dil bilgisinin ana bölümlerinden biri, tümce bilgisi, söz dizimi.
  2. Bir dilde düşünce ve duyguların tam olarak anlatılabilmesi için gramer kurallarına uygun olarak dizilen kelimelerin, kelime gruplarının cümle ve söz içindeki görevlerini, biribirleriyle olan ilişkilerini, sıralanışlarını ve cümle türlerini inceleyen bilim dalı.
  3. (en)Syntax.
  4. (fr)Syntaxe

cümle başı bağlaçları

  1. Başında bulundukları cümleyi kendisinden önce gelen veya kendisinden sonra gelen cümle veya cümlelere çeşitli görevler ile bağlayan kelimeler. Bunlardan «fakat» ifadesi taşıyanlar: fakat, lâkin, ancak, yalnız, ama… «eğer» ifadesi taşıyanlar: eğer, şayet…; «gerçi» ifadesi taşıyanlar: gerçi, egerçi, vâkıa…; «çünkü» ifadesi taşıyanlar: çünkü; «mademki» ifadesi taşıyanlar mademki, madem çünkü…; «sonuç, açıklama» ifade edenler: meğer, binaenaleyh, öyle ki, oysa ki, şöyle ki, nitekim, hâlbuki, kaldı ki, üstelik, belki, hatta, imdi, yani, mamafih, zaten zati, bari, keza, hakeza…; «benzerlik» ifade edenler: sanki, âdeta, nasıl ki, nite ki, niçe ki, gûya…; Şarta ve dereceye bağlayanlar: tek, yeter ki, meğer ki, velev, velev ki, tâ ki, illâ, illâ ki…; Bütün bunlardan başka şunları da zikredebiliriz: hele, hiç olmazsa öyleyse, hiç değilse. Bir de bk. bağlaç.

cümle alem

  1. Herkes.

bilgi

  1. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.
  2. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf
  3. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf.
  4. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler, malumat.
  5. Bilim.
  6. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam.
  7. Bireylerin öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile çaba sarfederek elde ettiği olgular.
  8. Bireylerin herhangi bir çaba sarfetmeksizin ulaştığı dışardan verilen olgular.
  9. Doğanın nesne ve olayları üzerinde kuramsal ya da görgül yoldan öğrenilen şey.
  10. Renkli televizyonda, parlaklık ve renkliliği belirleyen radyoelektrik imlerin nitel etkeni.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

cümle başı bağlaçlarıcümle alemcümle dışı ögelercümle eklemlericümle i asliyecümlecümle i basıtecümle i emriyecümle i emriye yi şartiyecümle i emriyyecümacümadecümadelahirecümadelulacümahbilgisi dışındabilgisi olmakbilgisi olmamakbilgisizbilgisizlikbilgisizlikten değeri bilinmeyen iyi şeybilgisayarbilgisayar adıbilgisayar adlarıbilgisayar adresibilgisayar ağıbilgibilgi ağıbilgi akış hızıbilgi akış hızı birimibilgi akışı
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın