limb of the moon ne demek?

  1. Ay kenarı

ay

  1. Yer yuvarlağının uydusu olan gök cismi, kamer.
  2. Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz.
  3. Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre.
  4. Yılın on iki bölümünden her biri.
  5. Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.
  6. Yeryuvarlağının uydusu, ona en yakın gökcismi.
  7. Yer yuvarlağının uydusu olan gök cismi.
  8. Mec. Güzel, parlak, nurlu.
  9. (en)Month.
  10. (en)Quarry.

limb

  1. Uzuv, kol, bacak, kanat, şube, bent, yaramaz çocuk
  2. Kol ve bacak gibi vücuda eklemle bağlı uzuv
  3. Ağacın büyük dalı
  4. Herhangi bir şeyin kol veya dalı
  5. Başka bir şeyin kısmı veya vasıtası sayılan kimse veya şey.limb from limb tamamen (parçalanmış)
  6. Yuvarlak bir sathın kenarı
  7. Açıları ölçmeye mahsus aletin derece işaretleri olan kenarı

limba

  1. Bk. sarı maun

of

  1. Sıkıntı, bezginlik, usanç, acı, yorgunluk vb. duyguları belirten bir söz
  2. (en)Ugh!.
  3. (en)In a general sense, from, or out from; proceeding from; belonging to; relating to; concerning; used in a variety of applications; as: Denoting that from which anything proceeds; indicating origin, source, descent, and the like; as, he is of a race of kings; he is of noble blood.
  4. (en)Denoting possession or ownership, or the relation of subject to attribute; as, the apartment of the consul: the power of the king; a man of courage; the gate of heaven.
  5. (en)Denoting the material of which anything is composed, or that which it contains; as, a throne of gold; a sword of steel; a wreath of mist; a cup of water.
  6. (en)Oil filters.
  7. (en)Denoting part of an aggregate or whole; belonging to a number or quantity mentioned; out of; from amongst; as, of this little he had some to spare; some of the mines were unproductive; most of the company.
  8. (en)Prep w dat , from, out of, of, away from, contrary to, by.
  9. (en)Denoting that by which a person or thing is actuated or impelled; also, the source of a purpose or action; as, they went of their own will; no body can move of itself; he did it of necessity.
  10. (en)Optional Form Source: US EPA.

the

  1. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır
  2. O (tarif edatı, harfi tarif, belirtme sıfatı)
  3. Ne kadar, o kadar (mukayese sıfatlarından evvel)

Türetilmiş Kelimeler (bis)

limblimbalimbatelimbecklimberlimber uplimberlylimbernecklimbernesslimbiclimlim simgesilim suhanverlim symbollim unutmuş, kalem unutmamışofof a certain ageof a certain lengthof a certain qualityof a collapseof a deviceof a good familyof a hogof a kindof a moment agooo henryo ağır yaralıo anda söylemeko anda uydurmak
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın