birlik haline getirmek ne demek?
Unionize
unionize
- Birlik haline getirmek
- Sendikalaştırmak
- Birlik yapmak, sendikalaşmak, birlik olmak
birlik
- Birleşmiş, bir arada olma durumu, vahdet.
- Tek, bir olma durumu, vahdaniyet.
- Bölünmezliği içeren yalın bütün.
- Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması.
- Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk
- Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.
- Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet.
- Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen.
- Bir film ya da televizyon izlencesinde, anlatılmak istenenin dağınıklığa yol açılmadan, ayrıntılara boğulmadan, ölçülü biçimde, bütünlük duygusu uyandırarak gerçekleştirilmesi durumu
- Bir resmi oluşturan çeşitli öğeler arasında varlığını duyuran uyuşum.
birlik çıkarına aykırılık
- Yapıt iyeleri birliğindeki bir kişinin birlik çıkarına aykırı davranması.
Ingtransgression to Union interest.
Transgression de l'intérêt d'Union
hane
- Ev halkı
- Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri, bölük, göz.
- Basamak.
- Klasik Türk müziğinde, peşrev vb. saz parçalarının bölümlerinden her biri.
- Birleşik kelimelerde "bina, yapı, yer, makam" anlamlarıyla ikinci kelime olarak yer alan bir söz.
- Ev, konut.
- Bk. ev
- Ev, mesken, beyt.
Building.
Compartment.
getirmek
- Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak.
- Gelmesini sağlamak
- Bir makama atamak veya seçmek.
- Sağlamak
- İletmek, bildirmek
- İleri sürmek.
- Sebep olmak, ortaya çıkarmak.
- Erişmek veya eriştiğini sanmak.
To fetch.
To bring.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
birlikbirlik çıkarına aykırılıkbirlik duygusubirlik ilkesibirlik kurulbirlik markalarıbirlik menfaatine tecavüzbirlik olanbirlik olmakbirlik ortaklığıbirlibirli bağıntıbirli çekirdek açık önermebirli çelişirlik eklemibirli eklemhaline bakmamakhaline gelmekhaline getirmehaline getirmekhaline köpekler gülüyorhaline sokmakhalinhalin icabıhalindehalinden memnunhalinden memnun olmahalihali alemhali apre makinesihali basma makinesihali hamur
