beyaz kan hücreleri ne demek?
Anlamlar
- Bk. akyuvarlar
İlişkili Kelimeler
beyaz kan hücresi
- Akyuvar.
Leucocyte, white blood cell, WBC.
beyaz
- Mahalli yerlerde kadın adı olarak kullanılmaktadır.
- Baskıda normal karalıkta görünen harf çeşidi.
- Beyaz ırktan olan kimse
- Ak, kara, siyah karşıtı.
- Bu renkte olan.
- Günahsız, temiz.
- Kar rengi, ak.
- En açık renk.
- Temiz, lekesiz.
- Yarı işlenmiş keçi derisi.
kan
- Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı
- Soy.
- Hayvanlarda vücut boşluğu içinde ya da kapalı damarlar içerisinde dolaşan hücreler ile oksijen, karbondioksit, hormonlar, besin, boşaltım ve bağışıklık maddelerini taşıyan sıvı. Omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görev yapan kırmızıkan hücreleri ile organizmanın savunmasında görev yapan beyazkan hücreleri vekanın pıhtılaşmasında görevli olankan pulcukları ve serumdan oluşur.
- Eritrosit, lokosit, trombosit, protein ve serumdan oluşan, pH'sı 7,35-7,45 arasında, yoğunluğu 1,056 g/mL olan karmaşık bir vucut sıvısı.
- Kan proteini, kıl, mide içeriği ve idrar vb. yabancı maddeden arındırılmış temiz, taze, bütün veya suyu alınmış hayvan kanının hızlı bir biçimde dondurulması veya soğutulmasıyla elde edilen ürün, hayvan kanı.
- Omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görevli kırmızı kan hücreleri, organizmanın savunmasında görevli beyaz kan hücreleri ve kanın pıhtılaşmasında görevli olan kan pulcukları ve plazmadan oluşan sıvısal doku.
- Bir şeyin menbaı. (Osmanlıca'da yazılışı: kân)
Strain.
Descent.
Lineage.
hücre
- Küçük oda
- İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birliği, göze.
- Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
- Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda
- Göze
- Bir canlının tüm özelliklerini taşıyan en küçük yapı taşı.
- Genellikle gözle görülemeyecek kadar küçük, yarı geçirgen bir zar ile çevrili sitoplâzma kitlesinden oluşan, sitoplâzma içinde çeşitli hayalî olayları yürüten çekirdek, endoplâzmik retikulum, mitokondri, sentriol, lizozom, ribozom, gibi organeller ile mikrofilâmentler, mikrotüpçükler vb. yapılar bulunan, genetik materyali ya bir zar ile çevrili (ökaryot) ya da sitoplâzma içinde zarsız olarak yer alan (prokaryot) bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birliği.
- Bk. odacık
- Birkaç anlamı olan bir terim.1. Elektrokimyada bir tuz köprüsü ile elektriksel teması sağlanmış çözeltilere daldırılmış bir çift elektrottan ibaret bir sistem; elektrotlar dış devrede metalik iletken ile bağlıdır. 2. Spektroskopide, bir optik aletin ışık yolu üzerinde, içine numune konulan kap.
- Organizmanın canlılığını kendi başına sürdürebilen, bölünüp çoğalabilen ve dışarıdan aldığı maddeleri özümleyebilen en küçük birimi. Çekirdek ve sitoplazmadan oluşan hücre içerisinde canlılığını sürdürebilen organeller bulunurlarsa da bunların yaşaması hücrelerin canlılığını devam ettirmesine bağlıdır.
Türemiş Kelimeler
beyaz kan hücresibeyazbeyaz adambeyaz afrika gergedanıbeyaz ağaç kelebeğibeyaz alacalı böbrekbeyaz altınbeyaz altın lehimibeyaz arsenikbeyaz atbeyaz ateşbeyabeyabanbeyadbeyadıkabeyadirkankan adacığıkan ağlamakkan akçasıkan akçesikan akımıkan akıtmakkan akmakkan akrabalığıkan aktarımıkakaakaabakaabiliyetlerkaakı
Reklam