bataklık arazide oturan kimse ne demek?
Bogtrotter.
bataklık
- Uygunsuz ve kötü, ahlak dışı durum
- Çok derin olmayan sularla örtülü batak bölge
- Daha çok göl kıyılarında, akıntısı yetersiz , alçak ve düz ovalarda görülen, belli bir çanağı olmayan durgun, sığ, üzeri yoğun sazlarla kaplı su birikintisi.
- Yoğun ötrofikasyon sonucu sığ su alanlarının zengin organik maddelerle kaplanması, azmak.
Moss.
Moor.
Sink.
Slough.
Swamp.
Ooze.
bataklık arazi
Slew.
arazi
- Yeryüzü parçası, yerey, yer, toprak
- Bk. ilineksel
- Bk. kırsal toprak
- Arızi, tesadüfi, rastgele. (Osmanlıca'da yazılışı: a'razi)
- (Arz. C.) Yerler. Ekilen toprak. Ekilen yerler. (Osmanlıca'da yazılışı: arâzi)
Real estate.
Possession.
Realty.
Plowland.
Real property.
oturan
Sitter.
Inhabitant.
Sitting.
Snug-fitting.
Inhabitant sakin.
Resident.
Residentiary.
Residing.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
bataklıkbataklık arazibataklık ardıcıbataklık ateşibataklık atkuyruğubataklık baştankarasıbataklık baykuşubataklık bölgebataklık çamıbataklık çamurubataklıbataklığa aitbataklığa batırmakbataklığa gömülmekbataklığa saplanmakarazide amme mülkiyetiaraziden faydalanmaaraziden faydalanma anketiaraziden ibaretaraziarazi açmaarazi açmakarazi aracıarazi bilgisiarazarazanarazbararazbar buselikarazbarbuselikaraara açıklığıara açmakara aksli inis takimiara alıcı dalgalığı
