tarih

2.277 anlam
  • çingene beyi Çingenelerin devlete vermekle yükümlü bulundukları vergileri toplayan ve hükümetle ilişkilerini yürüten görevlinin sanı.
  • çingene sancağı Sancakbeyi aşamasındaki çingene beyinin yönetimi altında İstanbul ve Rumeli'de yaşayan çingeneleri kapsayan saymaca yönetim bölgesi.
  • çit parası bk. ağıl vergisi.
  • çizmeci Ağakapısında, orducu denen zanaatçılardan çizme ve ayakkabı yapanlar. 2-Törenlerde padişahın çizmelerini taşıyan üçüncü çuhadar.
  • çizmecibaşı Çizmecilerin buyurucusu.
  • çoktanrıcı Birçok Tanrının varolduğuna inanan, putlara tapan.
  • çorbacı Bir köyde konukları ağırlayabilen varlıklı ve sayılan kişi.
  • çorbacı Taşrada ileri gelen Hıristiyanlara verilen ad.
  • çorbacı Acemi oğlanları ile yeniçeri bölüklerinin komutanlarına verilen san.
  • çorbacı Osmanlı ordusunda yüzbaşı derecesindeki aşama.
  • çorbacı yamağı Yeniçeri ocağındaki erbaşlardan birine verilen ad.
  • çömez İlerlemiş medrese öğrencisi.
  • çömlek sürgünü Eski Yunanistan'da, özellikle Atina'da, siyasal huzursuzluk yaratıp sevilmeyen kimselerin, halkın bir çanak parçası üzerine yazarak verdiği oyla, geçi
  • çörçöp sübaşısı Osmanlılarda temizlik işlerine bakan görevli.
  • çuhadar Sarayın haseki odasındaki en yüksek dört ağadan, başlıca görevleri törenlerde atla padişahın ardından giderek yağmurluğunu taşımak, halka para dağıtma
  • çuhadar Vezir ve öteki büyük orun sahiplerinin konak dışı işlerini yapan görevliler.
  • çuhadar Resmi dairelerde ayak hizmeti gören çuha giysili kimseler.
  • çürük akçe Ayarı düşük, karışık ve değeri düşük maden para.
  • dahil Osmanlılarda bilginler sınıfına (ilmiyeye) özgü bir aşama.
  • dahil medresesi Osmanlılar döneminde orta derecede öğretim yapan medrese
  • dahil vezirleri bk. kubbe vezirleri
  • dahilı harb bk. içsavaş
  • daktiliyoloji Arkeolojinin değerli taş, yüzük ve mühürleri inceleyen dalı.
  • dalkılıç Savaşta düşman arasına dalmak için gönüllü yazılan asker.
  • damgalı kağıt Damga pulundan önce devlete gelir sağlamak için çıkarılan ve hükümetçe saptanan fiata satılan damgalanmış değerli kâğıt.
  • dane Savaşta hedefleri dövmek için kullanılan gülle, mermi.
  • dar ül islam bk. islam ülkeleri
  • dar üs sulh bk. barış ülkeleri
  • darülaceze otomatik Düşkünlerevi.
  • darüssaade Topkapı Sarayı'nın harem kısmı.
  • darüssaade ağası bk. kızlarağası
  • darüsselam Bağdat kenti için kullanılan bir san.
  • darüttedris Dilsiz ve sağırları okutmak amacıyla kurulan ilk kurum.
  • dayı Osmanlılar döneminde Tunus, Cezayir ve Trablusgarp'ta yerli ileri gelenlerce seçimle başa geçirilen yöneticilere verilen san.
  • deben Mısırlıların kullandığı eski bir kütle ölçüsü.
  • dedebaba Kırşehir'de oturan Bektaşî pirinin sanı.
  • defter i hakanı bk. defterhane
  • defterci bk. beylikçi.
  • defterdar Osmanlılarda maliye işlerinin en yüksek buyurucusuna verilen san.
  • defterdar İllerde maliye işleriyle uğraşan yüksek görevli.
  • defterdar kapısı Osmanlı devleti Maliye bakanlığı.
  • defteremini Defterhanede yazım defterlerinin korunması, bakımı ve kullanılışı işlerine bakan kalemin başkanı.
  • defterhane Osmanlı ülkelerindeki tüm toprak kayıtlarını kapsayan ana defterlerin bulunduğu ve bunlara özgü işlerin görüldüğü daire.
  • defterhane otomatik Osmanlı ülkelerindeki bütün toprak kayıtlarını içine alan ana defterlerin bulunduğu ve bunlara özgü işlerin görüldüğü daire.
  • defterli avcılar Saray adına avlanmaları karşılığı kimi vergilerden bağışık tutulan avcılar.
  • değnek sahibi Kaptanlık belirtisi olarak bir değnek taşıyan, kapudane, patrona ve riyale aşamalarındaki deniz komutanlarına verilen ad.
  • deli Önceleri Rumeli'de bulunan, genişledikten sonra Anadolu'da da vezir ve beylerbeylerine bağlı olarak görev yapan hafif süvari örgütünün askeri.
  • delibaşı Osmanlı ordusunda deli askerlerin komutanı.
  • delilbaşı bk. delibaşı.
  • deniz askeri Deniz kuvvetleri örgütünde görev yapan asker.