tarih

2.277 anlam
  • deniz azapları Osmanlı savaş gemilerinde görev yapan deniz askeri.
  • deniz beyleri Kaptanpaşa eyaletine bağlı sancakbeylerine verilen san.
  • deniz kuvvetleri komutanı bk. kaptanpaşa.
  • deniz leventleri Korsan gemilerinde çalışanlardan ya da kıyı halkından seçilen, bulundukları yerlerde güvenliği sağlayan, savaş zamanı deniz askeri olarak görev yapan
  • deniz mühendisliği okulu Deniz subayı yetiştirmek üzere 1773'te İstanbul'da açılan okul.
  • der kenar bk. kenaryazı
  • derbent Uç boylarında bulunan küçük kale.
  • derbent Dağ geçitlerinde kurulan karakol ya da karakol binası.
  • derbent ağası Derbenti koruyan, gözeten derbentçilerin komutanı.
  • derbent muhafızı bk. derbentçi
  • derbentçi Derbenti koruyan gözetçi, karakol askeri.
  • derebeyi Osmanlılarda önceleri devlet memuru iken sonraları kendi başına buyruk kesilerek XVII. yüzyıl sonlarından bu yana Anadolu'da devlet gücüne karşı gelen
  • derebeylik Özellikle batı Avrupa'da toprağı ve üzerinde yaşayan köylüleri tek bir kimsenin malı sayan ortaçağ siyasal düzeni.
  • dergah ı ali kulları bk. kapıkulu
  • ders vekili Öğretimin şeyhülislâmca yapılması koşul tutulan Beyazıt medresesinde, bu görevi vekil olarak yerine getiren ünlü müderrislere verilen san.
  • dersiam Osmanlılarda, özel bir sınavla dersiâmlık aşamasını kazanmış hocalarca camilerde medrese öğrencilerine ve başka dinleyicilere verilen ders.
  • dersiamlık Medresede ders veren müderrislerin özel bir sınavdan geçerek kazandıkları bir san.
  • derya beyleri bk. deniz beyleri
  • despot Bir ülkeyi zora ve baskıya dayanarak yöneten kişi.
  • despot Rum ortodokslarının dinsel başkanları (metropolit karşılığı).
  • deveci ortaları Görevleri savaşta siper işlerinde çalışmak, sefere gidiş ve dönüşte yeniçeri ağasının develerinin yük işleriyle uğraşmak olan, yeniçeri cemaat ortalar
  • devlet borçları Devletin içerden ve dışardan almış olduğu borçlar.
  • devlet borçları Osmanlılarda 1854'ten beri sık sık yabancı ülkelerden alınan borçların tümü.
  • devlet gömüsü Devlet malı, parası ya da bunların saklandığı yer.
  • devletlerbirliği Küçük devletlerin bağlaşmaları ile oluşan büyük devlet: Germanyadevletlerbirliği.
  • devr i fetret bk. erksiz dönem
  • devr i meşrutiyet bk. meşrutiyet dönemi
  • devriye kadıları Bağdat, Antep, Basra, Erzurum, Maraş, Trablusgarp, Beyrut, Rusçuk, Sivas, Adana, Çankırı kadılarına verilen san.
  • devriye mevalisi bk. devriye kadıları
  • devşirme otomatik Asker yetiştirilmek üzere Yeniçeri Ocağına alınacak çocukları seçip toplama işi.
  • devşirme otomatik Yeniçeri Ocağına bu yolla alınan çocuk.
  • devşirme ağası Acemi oğlan adaylarını devşirmek üzere devşirme emininden başka yeniçeri ağasınca görevlendirilen ocak ağalarından biri.
  • devşirme emini Devşirmeye gönderilmek üzere yeniçeri ocağından seçilen subay.
  • devşirme fermanı Devşirme toplanması için çıkarılarak devşirme görevlisinin eline verilen ve alınacak oğlan çocuklarının sayısını her bölgenin ilçelerine göre saptayan
  • devşirme kanunu Devşirmelerin toplanması kurallarını saptayan özel yasa.
  • devşirme memuru bk. devşirme ağası.
  • devşirme sürüsü Toplanan devşirme çocuklardan İstanbul'a getirilirken düzenlenen genellikle 100-200 kişilik topluluklardan her biri.
  • dış eleştiri Tarihsel kaynakların eleştirilmesinde belgeyi dış belirtilerine göre değerlendirme yöntemi.
  • dışağaları Sadrazamın buyruğundaki kapı halkının bir takımına verilen ad: silahtar ağa, çuhadar ağa, selam ağası, anahtar ağası, mühürdar ağa, kapıcılar kethüdas
  • dışhazine Osmanlı devletinde olağan ve sürekli gelir ve giderlerin işlem gördüğü hazine, bk. devlet hazinesi.
  • dışsaray Eskiden, sarayın dışında yer alan ve sarayla ilgili bir takım görevlilerin bulunduğu yapılar.
  • dil almak Düşmanın durumunu söyletmek için sorguya çekilmek üzere tutsak almak.
  • dil oğlanı İstanbul'daki yabancı elçiliklerde Türkçe öğretilerek çevirmen olmak üzere yetiştirilen genç.
  • dil tutmak bk. dil almak.
  • dilsiz Sarayda hazine, kiler ve seferli koğuşlarında üçer, dörder tane bulunan ve sürekli olarak padişahın kapısında nöbet tutan sağır vedilsiz kimse.
  • din savaşı Müslümanlarca din uğruna, dini yaymak ve yüceltmek için girişilen savaş.
  • dinsel devrim XVI. yüzyılda protestan kilisesinin kurulması ile sonuçlanan büyükdinsel devrime verilen ad.
  • dinsel topluluk Aynı dinden olanlardan oluşan topluluk.
  • dirhem 1-3,25 gram gelen bir ağırlık ölçüsü, okkanın 400'de biri. 2- Gümüş paralara Araplarca verilen ad.
  • dirliği çalınmak Ceza olarak yeniçeri ulufesinin kesilmesi.