yakın çevreÇevrenin belirli bir tür varlık için anlamlı ve etkili olan parçası.
yakın etki(Goldstein) Yerselyakın etki: Uyaranın uygulandığı noktaya olan uzaklığına göre ilişkili sinir dizgesinin uyarılma derecesi.
yakın etkiGörevselyakın etki ilişkili sinir bölgesine uygun düşüp düşmemesi açısından bir uyaranın ayaklandırılabildiği uyarma gücü.
yakınlık ölçüsü(Moreno) İki kişinin birbirine karşı gerçek özelliklerinin etkisiyle duydukları yakınlık ya da uzaklık.
yakma deliliğiÖzellikle kimi yapıları ateşe verme konusunda duyulan, önlenemeyen zorunlu istek.
yalan makinesiSoruşturmada deneğin doğruyu söyleyip söylemediğini kan basıncı, nabız, solunum ve deri yüzeyindeki elektrik tepkilerde baş gösteren değişmelere dayan
yalancı gereksinmeKaynağı bedensel olmayan, daha çok istek ya da amaçtan doğan ve böylece ereğe yönelmiş davranışları doğuran bir gerginlik durumu.
yalancı koşullanmaKoşulsuz uyaran sona erince yinelenen yansız bir uyaranın koşullu tepkiyi ayaklandırabilme gücünü kazanması.
yalancılık hastalığıKişinin, ruhsal nedenlerle gerçekleri değiştirme ve çarpıtmayı alışkanlık haline getirmesi durumu.
yalancılık hastalığıİmgelemde yaşanan olağanüstü serüvenleri gerçekmişçesine anlatma tutkusu.
yalın usyarılımÇevre ve toplumla olan ilişkilerin yavaş yavaş zayıfladığı, duygu kütlüğü ve ağır gelişen bir çöküntünün söz konusu olduğu usyarılım türü.
yalnızToplumsal ilişkilerden yoksun ya da yoksun bırakılan kişi.
yalnızlıkBir nesnenin bağlı olduğu coşkudan kopup ayrılması. (Kollektif bilinçaltından kimi gerecin kopup bilince yükselmesi sonucu olarak kişinin benzerlerine
yalnızlık aptallığıİlk çocukluk yıllarını, düzgülü insan ilişkilerinden büyük ölçüde yoksun olarak geçirmekten ileri gelen bir tür anlak geriliği.
yalnızlık etkisiDizi halindeki gerecin ezberlenmesinde bir özdeğin iri punto ile ya da başka renkte basılmasının ezberlemeyi kolaylaştırıcı etkisi.
yalnızlık mekanizması(Freud) Kesin olarak tedirgin edici kişisel bir sorun ya da karmaşa ile bağlantı kurulmasına yol açan, bir söz ya da hareketten sonra tüm ve kısa bir
yanay çizelgesiBireyin türlü ölçeklerden elde ettiği sonuçları, sayılamasal yönden karşılaştınlabilir duruma getirerek bir çizelge üzerinde göstermek.
yankı tepkisiKonuşmayı yeni öğrenen çocukların, anlamının bilincinde olmadan ana babalarının söylediklerini yineleme çabaları.
yanlış tepkiBir deneyde uyaran karşısında beklenen ve uygun olandan başka bir tepki yapmak.
yansıcaBaşkasının yaptığı devim ve davranışları anlamsız olarak yineleme.
yansılamakotomatikTürün öteki üyelerinin davranışlarını, öğrenme söz konusu olmadan yapma eğilimi.
yansıtıcı ölçerMürekkep lekesi, resim yorumlama, insan resmi çizme, cümle tamamlama gibi deneğin kişilik yapısıyle onu yöneten güçleri ortaya çıkarmaya yarayan ölçer
yansıtıcı yöntemBelirli bir tepkiyi ayaklandırmayacak nitelikteki örtülü ve türlü yorumlara elverişli durumlar ya da uyaranlar karşısında kişinin yaptığı tepkileri yo
yansıtımcaDüzenli ve sürekli sabuklamaların, kuşku ve bilinçsiz suçluluk duygularının yoğun olduğu bir çıldırı türü.
yansıtımcalı kişilikBireyin belirgin kuşkuculuk, imreni, kıskançlık, inatçılık ve çevreden gelebilecek uyaranlara karşı aşırı duyarlık gösterdiği hastalıklı bir kişilik y
yansıtımcalı usyarılımGerçeklerden çok dileğe dayanan düşüncenin, sanrıların ve çoğu zaman düzenli büyüklük ve kötülenme sabuklanmalarının yaygın olduğu usyarılım türü.
yapısal bozuklukAnlak geriliği ve beden özürleri olmadan ağır derecede sakatlayıcı aykırılıklar gösteren kişi.
yapısal ruhbilimÖncelikle içebakış yoluyle ve deney yardımıyle anlıksal yapı ve süreçleri temel öğelerine ayırarak incelemek gerektiğini benimseyen ruhbiiim akımı.
yapışıklık ilkesi(Lewin) Bir olayın başka bir olayı canlandırmasının nedenini bunların yapışık ya da bitişik olaylar olmasına bağlayan görüş.
yaralanmaCanlı üzerinde beden ve ruh açısından önemli ve kapsamlı incinme veyaralanma belirtileri bırakan yaşantılar.
yaratıcı anlatımDil, resim, plastik, müzik ya da oyun gibi algılamayı durultan ve anlatım dürtüsünü güçlendirip derinleştiren etkinliklerle çocuğun duygu, düşünce ve
yaratıcı bellekÖğrenilen parçaları ve ayrıntıları yeni bütünlere dönüştüren bellek.
yaratıcı düşlemeSorunların çelişen, çatışan yanlarını uzlaştırarak bulunan yapıcı çözüm yolları.
yaratıcı etkinlikYeni ilgilerin belirmesine ya da düşünme ve öğrenmede yeni bağlantıların anlaşılıp kavranmasına yardım eden etkinlikler.
yaratıcı yaşantıGüzel sanat eserlerini, ilgili yordamları kullanarak yapmaya ve yaratmaya çalışma.
yardımcı benlikBenliği geliştirmek ya da gereksinmelerini karşılamakta yardımı sağlamak için başka bir kişiyi örnek almak, düşünce, ülkü ve davranışlarını benimsemek
yaş düzgüsüGelişimin herhangi bir yönünde belirli yaşlarda erişilmesi beklenen ortalama düzey.
yaşam alanı(Levvin) Kişi yada kişiler kümesi için gerçekler dünyasını oluşturan görüngülerin tümü. 2- Bir kişi ya da kümenin davranışlarını belirleyen gerçekleri
yaşam alanı yapısıSınırlar, engeller, komutlar, yasaklar gibi yaşam alanını oluşturan öğeler arasındaki ilişkiler.
yaşam ereği(Adler) Kişinin gerçek ya da nedensiz aşağılık duygusunu ödünlemeye yarayan ve kişinin de bilinçsiz olduğu her davranışında üstünlük elde etme uğraşıs
yaşam içgüdüsü(Freud) İlkel benliğe bağlı olduğu söylenen iki temel içgüdüden biri. Canlı varlığın daha büyük bütünlerle kaynaşmasını sağlamaya çabalar. Karşıtı ölü
yaşam planı(Adler) Kişinin kendinde bulunduğunu sandığı üstünlük inancının, gerçekler karşısında sarsılıp yıkılmaması için aldığı bütün savunma önlemleri.
yaşam yalanı(Adler) Sinircelilerin kimi zaman yaşam planlarına kattığı, elinde olmayan nedenlerle başarısızlığa uğrayacağı düşüncesi.
yaşama sevinciBelirli bir ereğe yönelmiş olmadan yaşamaya karşı gösterilen coşkusal tutum.
yaşlanma çöküntüsüGenellikle âdet kesimi döneminde başlayan ve çöküntü, uykusuzluk, kaygı, suçluluk duygusu ve bunalımlarla, sabuklamalar gibi belirtiler gösteren ruh h
yaşlılık bunamasıYaşlanma sonucu olarak anlık süreç ve görevlerinde baş gösteren önemli çöküntüler.
yaşlılık çıldırısıYaşlanma nedeniyle beyin dokularının çöküntüsü ve bu yüzden yakın geçmişin unutulması belirtileri gösteren ve iyileştirilemeyen hastalık.
yatağı ıslatmaTürlü ruhsal ya da eğitsel nedenlerle, uykuda istençsiz olarakyatağı ıslatma.
yaygınlaşmaKültür değer ve özelliklerinin, göç ya da benimseme yoluyle bir bölgeden ötekine ya da aynı bölgede, bir kümeden başka bir kümeye yayılması.
yaygınlaşma kuramıBenzer kültürlerin insanın yaradılışındaki benzerlik yüzünden bağımsız olarak gelişebildiğini savunan evrensel kurama karşı olarak ileri sürülen ve kü