psikoloji

2.045 anlam
  • yakın çevre Çevrenin belirli bir tür varlık için anlamlı ve etkili olan parçası.
  • yakın etki (Goldstein) Yerselyakın etki: Uyaranın uygulandığı noktaya olan uzaklığına göre ilişkili sinir dizgesinin uyarılma derecesi.
  • yakın etki Görevselyakın etki ilişkili sinir bölgesine uygun düşüp düşmemesi açısından bir uyaranın ayaklandırılabildiği uyarma gücü.
  • yakınlık ölçüsü (Moreno) İki kişinin birbirine karşı gerçek özelliklerinin etkisiyle duydukları yakınlık ya da uzaklık.
  • yakma deliliği Özellikle kimi yapıları ateşe verme konusunda duyulan, önlenemeyen zorunlu istek.
  • yalan makinesi Soruşturmada deneğin doğruyu söyleyip söylemediğini kan basıncı, nabız, solunum ve deri yüzeyindeki elektrik tepkilerde baş gösteren değişmelere dayan
  • yalancı gereksinme Kaynağı bedensel olmayan, daha çok istek ya da amaçtan doğan ve böylece ereğe yönelmiş davranışları doğuran bir gerginlik durumu.
  • yalancı koşullanma Koşulsuz uyaran sona erince yinelenen yansız bir uyaranın koşullu tepkiyi ayaklandırabilme gücünü kazanması.
  • yalancılık hastalığı Kişinin, ruhsal nedenlerle gerçekleri değiştirme ve çarpıtmayı alışkanlık haline getirmesi durumu.
  • yalancılık hastalığı İmgelemde yaşanan olağanüstü serüvenleri gerçekmişçesine anlatma tutkusu.
  • yalın usyarılım Çevre ve toplumla olan ilişkilerin yavaş yavaş zayıfladığı, duygu kütlüğü ve ağır gelişen bir çöküntünün söz konusu olduğu usyarılım türü.
  • yalnız Toplumsal ilişkilerden yoksun ya da yoksun bırakılan kişi.
  • yalnızlık Bir nesnenin bağlı olduğu coşkudan kopup ayrılması. (Kollektif bilinçaltından kimi gerecin kopup bilince yükselmesi sonucu olarak kişinin benzerlerine
  • yalnızlık aptallığı İlk çocukluk yıllarını, düzgülü insan ilişkilerinden büyük ölçüde yoksun olarak geçirmekten ileri gelen bir tür anlak geriliği.
  • yalnızlık etkisi Dizi halindeki gerecin ezberlenmesinde bir özdeğin iri punto ile ya da başka renkte basılmasının ezberlemeyi kolaylaştırıcı etkisi.
  • yalnızlık mekanizması (Freud) Kesin olarak tedirgin edici kişisel bir sorun ya da karmaşa ile bağlantı kurulmasına yol açan, bir söz ya da hareketten sonra tüm ve kısa bir
  • yanay çizelgesi Bireyin türlü ölçeklerden elde ettiği sonuçları, sayılamasal yönden karşılaştınlabilir duruma getirerek bir çizelge üzerinde göstermek.
  • yankı tepkisi Konuşmayı yeni öğrenen çocukların, anlamının bilincinde olmadan ana babalarının söylediklerini yineleme çabaları.
  • yanlış tepki Bir deneyde uyaran karşısında beklenen ve uygun olandan başka bir tepki yapmak.
  • yansıca Başkasının yaptığı devim ve davranışları anlamsız olarak yineleme.
  • yansılamak otomatik Türün öteki üyelerinin davranışlarını, öğrenme söz konusu olmadan yapma eğilimi.
  • yansıtıcı ölçer Mürekkep lekesi, resim yorumlama, insan resmi çizme, cümle tamamlama gibi deneğin kişilik yapısıyle onu yöneten güçleri ortaya çıkarmaya yarayan ölçer
  • yansıtıcı yöntem Belirli bir tepkiyi ayaklandırmayacak nitelikteki örtülü ve türlü yorumlara elverişli durumlar ya da uyaranlar karşısında kişinin yaptığı tepkileri yo
  • yansıtımca Düzenli ve sürekli sabuklamaların, kuşku ve bilinçsiz suçluluk duygularının yoğun olduğu bir çıldırı türü.
  • yansıtımcalı kişilik Bireyin belirgin kuşkuculuk, imreni, kıskançlık, inatçılık ve çevreden gelebilecek uyaranlara karşı aşırı duyarlık gösterdiği hastalıklı bir kişilik y
  • yansıtımcalı usyarılım Gerçeklerden çok dileğe dayanan düşüncenin, sanrıların ve çoğu zaman düzenli büyüklük ve kötülenme sabuklanmalarının yaygın olduğu usyarılım türü.
  • yapısal bozukluk Anlak geriliği ve beden özürleri olmadan ağır derecede sakatlayıcı aykırılıklar gösteren kişi.
  • yapısal ruhbilim Öncelikle içebakış yoluyle ve deney yardımıyle anlıksal yapı ve süreçleri temel öğelerine ayırarak incelemek gerektiğini benimseyen ruhbiiim akımı.
  • yapışıklık ilkesi (Lewin) Bir olayın başka bir olayı canlandırmasının nedenini bunların yapışık ya da bitişik olaylar olmasına bağlayan görüş.
  • yaralanma Canlı üzerinde beden ve ruh açısından önemli ve kapsamlı incinme veyaralanma belirtileri bırakan yaşantılar.
  • yaratıcı anlatım Dil, resim, plastik, müzik ya da oyun gibi algılamayı durultan ve anlatım dürtüsünü güçlendirip derinleştiren etkinliklerle çocuğun duygu, düşünce ve
  • yaratıcı bellek Öğrenilen parçaları ve ayrıntıları yeni bütünlere dönüştüren bellek.
  • yaratıcı düşleme Sorunların çelişen, çatışan yanlarını uzlaştırarak bulunan yapıcı çözüm yolları.
  • yaratıcı etkinlik Yeni ilgilerin belirmesine ya da düşünme ve öğrenmede yeni bağlantıların anlaşılıp kavranmasına yardım eden etkinlikler.
  • yaratıcı yaşantı Güzel sanat eserlerini, ilgili yordamları kullanarak yapmaya ve yaratmaya çalışma.
  • yardımcı benlik Benliği geliştirmek ya da gereksinmelerini karşılamakta yardımı sağlamak için başka bir kişiyi örnek almak, düşünce, ülkü ve davranışlarını benimsemek
  • yaş düzgüsü Gelişimin herhangi bir yönünde belirli yaşlarda erişilmesi beklenen ortalama düzey.
  • yaşam alanı (Levvin) Kişi yada kişiler kümesi için gerçekler dünyasını oluşturan görüngülerin tümü. 2- Bir kişi ya da kümenin davranışlarını belirleyen gerçekleri
  • yaşam alanı yapısı Sınırlar, engeller, komutlar, yasaklar gibi yaşam alanını oluşturan öğeler arasındaki ilişkiler.
  • yaşam ereği (Adler) Kişinin gerçek ya da nedensiz aşağılık duygusunu ödünlemeye yarayan ve kişinin de bilinçsiz olduğu her davranışında üstünlük elde etme uğraşıs
  • yaşam içgüdüsü (Freud) İlkel benliğe bağlı olduğu söylenen iki temel içgüdüden biri. Canlı varlığın daha büyük bütünlerle kaynaşmasını sağlamaya çabalar. Karşıtı ölü
  • yaşam planı (Adler) Kişinin kendinde bulunduğunu sandığı üstünlük inancının, gerçekler karşısında sarsılıp yıkılmaması için aldığı bütün savunma önlemleri.
  • yaşam yalanı (Adler) Sinircelilerin kimi zaman yaşam planlarına kattığı, elinde olmayan nedenlerle başarısızlığa uğrayacağı düşüncesi.
  • yaşama sevinci Belirli bir ereğe yönelmiş olmadan yaşamaya karşı gösterilen coşkusal tutum.
  • yaşlanma çöküntüsü Genellikle âdet kesimi döneminde başlayan ve çöküntü, uykusuzluk, kaygı, suçluluk duygusu ve bunalımlarla, sabuklamalar gibi belirtiler gösteren ruh h
  • yaşlılık bunaması Yaşlanma sonucu olarak anlık süreç ve görevlerinde baş gösteren önemli çöküntüler.
  • yaşlılık çıldırısı Yaşlanma nedeniyle beyin dokularının çöküntüsü ve bu yüzden yakın geçmişin unutulması belirtileri gösteren ve iyileştirilemeyen hastalık.
  • yatağı ıslatma Türlü ruhsal ya da eğitsel nedenlerle, uykuda istençsiz olarakyatağı ıslatma.
  • yaygınlaşma Kültür değer ve özelliklerinin, göç ya da benimseme yoluyle bir bölgeden ötekine ya da aynı bölgede, bir kümeden başka bir kümeye yayılması.
  • yaygınlaşma kuramı Benzer kültürlerin insanın yaradılışındaki benzerlik yüzünden bağımsız olarak gelişebildiğini savunan evrensel kurama karşı olarak ileri sürülen ve kü