acı duygusuGövdenin içi ile deri yüzeyi altında, türlü yoğunlukta yayılmış olan duyarlı sinir uçları aracılığıyle acı uyaranlarını duyma yeteneği.
acı verme ilkesiKarşısındakine acı verme, öldürme, yıkıp yok etme biçimindeki bilinçsiz çaba.
acı yitimiAcı duyumlarına karşı duyarlığın yitirilmesi.
acıkmaGenellikle boş kalan sindirim örgeninin düzenli biçimde sıkışıp açılmasından ileri geldiği sanılan, ama öğrenme ve alışkanlıkla da ilişkisi güçlü olan
acımaBaşka bir kişinin ya da canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü.
açarYazılı bilgi ve anlak ölçerlerinde, sorulara yapılan tepkilerin hızla değerlendirilmesinde kullanılan doğru yanıtlar listesi.
açık davranışDıştaki bir gözlemcinin kolayca gözleyebileceği davranış.
açınımBir organizmada, yetişkinliğe kadar olan ilerleyici gelişme.
adamcıllıkKimi canlı türlerinde görülen, küme halinde ya da bir arada yaşama eğilimi. (Kavram içgüdüsel bir davranış anlamına alınmamalıdır.)
adet kesimiKadınlarda dölüt yapma süresinin sonu sayılan ve bazen fizyolojik ve ruhsal sıkıntılara neden olan, aylık âdetlerin kesilme dönemi.
adler kuramıGerçek ya da düşsel olan, ten, tin ya da toplumla ilgili bir yetersizliğin kişide yarattığı aşağılık duygusunun sonucu olan çatışmaların, ödünleyici d
agulama basamağıKonuşma öğreniminde bebeklerin tek heceli sesleri yinelediği gelişim dönemi.
ağır işitenİşitme gücünde en çok 60 desibel dolaylarında yitimi olan (kişi).
ağır öğrenenİçinde bulunduğu bir topluluğun çoğunluğundan daha çok çaba ve zaman harcayarak daha az öğrenen (kişi).
ağır öğrenenOkul öğreniminden ancak özel eğitim koşulları altında yararlanabilecek durumda olan (geri anlaklı çocuklar).
ağız kösnüllüğüEmme ve benzeri ağız hareketlerinde olduğu gibi, dudakların ve ağzın iç zarının uyarılmasından doygunluk elde etme.
ağız kösnüllüğü(Ruhsal çözümleme) Çocuk cinselliğinin ilk gelişim basamaklarından biri. (Aşırı gelişmişağız kösnüllüğü gösterenler, yaağız kösnüllüğü gelişim düzeyin
ağız sadistliği(Freud) Isırma ya da ısırarak yok etmeye karşı duyulan bilinçsiz istek.
ağız saldırganlığı(Freud) Ağızcıl ısırma döneminin yüceltilmesi sonucu olarak saldırganlık, imrenme, hırs, başkalarını sömürme gibi kişilik özellikleri gösterme.
ağızcıl bağımlılık(Freud) Ana kucağında ve onun memesinden sağlanan güçlü doygunluğun verdiği güvenliği yeniden ele geçirme özlemi.
ağızcıl kaygı(Freud) Sevgecin ağızcıl gelişim döneminde yarattığı kaygı.
ağızcıl kişilik(Ruhsal çözümleme) Süt çocukluğu döneminde emzirilmeyle sağlanan haz ve doygunluğa tutkunluğun sonucu olarak geliştiği ileri sürülen bencil kişilik.
ağtabaka yarışmasıİki gözden her birinin ayrı ayrı alanlara bakması sonucu olarak birleştirici bir tasarımın gelişmemesi yüzünden renklerin düzensiz görünmesi.
aile salkımıAile üyelerinin sayı, yaş, cinsellik, kişilik özellikleri ile bireyler arasındaki bağların durumunu gösteren salkım biçiminde yapılmış şema.
akçıllıkKalıtımsal nedenlerle saç, deri, iris ve göz akının doğuştan renksiz olma durumu.
aktarma direnci(Ruhsal çözümleme) Aktarma konusu olan duygulardan kimilerini baskı altına alma.
alan bölgeleriRuhsal bir alanda her noktası, büyüklüğü ve yönü açısından belirlenmiş olan bölgelerden her biri.
alan kuramıDavranışı fizikte olduğu gibi, olumlu ve olumsuz güçlerin etkileştiği bir alana benzeterek açıklamaya çalışan bir kuram. (Bu kuramı biçimcilerden K. L
alan yapısıDavranışı oluşturduğu ileri sürülen ruhsal alanın içerdiği güçler ve bunların birbiriyle olan ilişkilerinden kurulu yapı.
alan yılgısıAlan, park, sokak gibi açık yerlerden duyulan ürkeklik hastalığı.
alfa varsayımıBir tepkiyi ortaya çıkaran uyarımın yinelenmesi durumunda aynı tepkinin kendini göstermesi olasılığının güçlü olduğu varsayımı.
algı alanıBelirli bir süre içinde deneğin ayırt edici tepkiler yapabildiği çevre, özellik ve varlıkların tümü.
algı dayanağıBir eylem, inanç ya da düşüncenin altında yatan, bunlara yön ve anlam vererek denetçi ve sınırlayıcı görevi yapan değerler ve anlamlar dizgesi.
algı süresiAlgının gerçekleşmesi için beyin süreçlerinin gerektirdiği süre.
algılamaDuyu örgenleri yoluyle, çevrede var olan nesne ve olayların bilincine varma.
algılama sağırlığıSesin kemikle ya da düzgülü yoldan iletiminin bir parçasının ya da tümünün bozulması nedeniyle ortaya çıkan sağırlık.
algılanamazVar olan koşullar altında duyu örgenleri ile ayırt edilemeyecek denli belirsiz olan.