hukuk
4.172 anlam- adlı muayene bk. tüzel bakıtım
- adlı müzaheret bk. tüzel yardım
- adlı sicil bk. tüzel kütük
- adlı vaka bk. tüzel olay
- adlı vazife bk. tüzel görev
- adli otomatik adalete ait
- adli bilişim Sayısal verileri elde etme, muhafaza etme ve çözümleme işlemlerinin delilin gereklerine uygun olarak mahkemeye sunulması aşamasına kadar uygulanması.
- adli bilişim cep telefonu veri inceleme ve kurtarma yazılımı Cep telefonlarından alınan imajın incelenmesini sağlayan yazılım.
- adli bilişim veri inceleme ve kurtarma yazılımı Veri depolama cihazlarından edilen imajın incelenmesini sağlayan yazılım.
- adli bilişim yazılımı Veri depolama cihazlarının imajını elde etmeye yarayan yazılım.
- adli entomoloji Adli olgularda, suçun işlenme zamanı ve şeklini ortaya çıkarmak amacıyla ceset üzerindeki ve civarındaki böcek ve sinekler ile bunların larvalarını in
- adli karar bk. tüzel karar
- adli palinoloji Adli olgularda, polen ve sporların tespit edilmesi, tiplendirilmesi ve karşılaştırılarak delil olarak kullanılmasını sağlayan bilim dalı.
- adliye mahkemeleri bk. tüze yargılıkları
- adliye vekaleti bkz. tüze bakanlığı
- adliye vekaleti otomatik Adalet bakanlığı.
- adliye vekili bk. tüze bakanı
- adliyye vekaleti Tüze Bakanlığı.
- adresleme Verilerin yerleşeceği bellek adresini hesaplayan teknik.
- advisedly kasten, tasarlayarak
- AFTE Ateşli Silah ve Alet İzi Uzmanları Birliği (Association of Firearm and Toolmark Examiners).
- age allowance yaşlılık indirimi
- ağ En az bir bilgisayar ile çoğullayıcı, anahtar veya yönlendirici cihazların kullanımı ile oluşturulan veri iletim yapısı.
- ağır ateşli silah Kaideye monteli olarak çalışan veya birkaç kişiyle kullanılabilen tahrip gücü yüksek, uzun menzilli silah.
- ağır ceza işleri Ölüm ve ağır kapatım ya da beş yıldan yukarı kapatım cezası uygulanmasını gerektiren ağır suçlara ilişkin davalar ve işlemler.
- ağır cezayı nakdi bk. ağır para cezası
- ağır hapis bk. ağır kapatım
- ağır kapatım Cezalıya, kapatımevinde kapatım yoluyle ya da öbür kapatım cezalarından ayrı biçimde cezasını çektirme.
- ağır makineli tüfek Kaideye monteli olarak çalışan makineli tüfek.
- ağır para cezası Cezalının, (10) liradan (25.000) liraya dek devlet kesesine ödeyeceği para cezası.
- ağır suç Bilerek ve kötü bir amaçla işlenen ve kişilerin ya da toplumun türesini doğrudan doğruya bozmaları nedeniyle, cezaları ağır olarak gösterilen suçlar.
- ağır suç atma Bir kimsenin, suçsuz olduğunu bildiği başka bir kişiye ağır suç yüklemesi.
- ağır suç uydurma Bir kimsenin işlenmediğini bildiği bir suçu, kovuşturma yapmakla görevli olan bir yetkili kata, işlenmiş gibi bildirmesi ya da işlenmeyen bir suçun iz
- ağır suça girişme Bir kişinin, işlemeyi amaç edindiği bir ağır suçu işlemeye başlayıp da onu tamamlamak için gerekli bulunan yürütme davranışlarını, elinde olmayan enge
- ağır suçlara ilişkin davalar Ölüm, ağır kapatım ve beş yıldan çok kapatım cezalarını gerektirenağır suçlara ilişkin davalar.
- ağırlığı olmak otomatik etkisi büyük olmak: Başsavcının yargıçlar arasında belli bir ağırlığı var kuşkusuz. -A. Kulin.
- ağız svabı Sağ ve sol yanak içinden sürüntü yoluyla svap çubuğuna alınan ve epitel doku hücrelerini içeren biyolojik numune.
- ağızdan dolma silah Ateşli silahların ilk örneklerinden olup topların ufaltılıp elde taşınması ilkesinden hareketle ortaya çıkmış; barutu, keçesi ve saçması ile kapsülü v
- ahde vefa Devletlerin imzaladıkları uluslararası anlaşmalara uygun hareket etme zorunluluğunu belirten kural.
- ahfad torunlar (hafîd'in çoğulu).
- ahitleşmek otomatik Sözleşmek.
- ahkam bk. yargılar
- ahkam otomatik yargılar, hükümler.
- ahkam hükmün çoğulu.
- ahlaf halefin çoğulu. bk. halef
- ahlak ve adaba mugayir muameleler bk. töreye aykırı işlemler
- ahval i şahsiyye kişisel durumlar, kişi durumları. ~ sicilli: kişiler kütüğü, kişisel durumlar kütüğü, kişi durumları kütüğü
- ahz ü ita alışveriş, alavere.
- ahzü girift Suçluyu yakalama, ele geçirme.
- aidiyet kurmak El yazısı veya imzanın kişiyle ilişkilendirilmesi, kişiye ait olması durumu.
Reklam