hukuk

4.172 anlam
  • aile malları ortaklığı âile şirket -i emvâli.
  • aile şirket i emvali âile malları ortaklığı. hisse-i temettü' şartiyle ~ : kazanç paylı âile malları ortaklığı.
  • akaret Gelir sağlayan mülk.
  • akd Akdin hükümsüzlüğü.
  • akdetmek otomatik Sözleşme yapmak.
  • akdi sözleşimsel, sözleşmeli.
  • akdin inikadı sözleşmenin kuruluşu.
  • akıl hastalığı bk. akıl hastalığı
  • akıl hastalığı İyiyi kötüyü, doğruyu eğriyi birbirinden ayırabilme, ayırt edebilme yeteneğinden yoksun olma.
  • akılda tutmak otomatik unutmamak.
  • akıllı kart Çok küçük devre ve bellek birimleri ile donatılmış, bilgi depolayıp işleyebilen kart.
  • akit otomatik tanzim ve teşkil etme
  • akite etmek Ödemek, ödeme makbuzu vermek, ibra etmek.
  • akla gelmek otomatik hatırlamak.
  • aklanma Sanığın yargılama sonunda, kendisinin üstüne atılan suçu işlemediği, sanığın başka bir kimse olduğu, eylemin yasaya göre suç sayılmadığı anlaşılması.
  • aklen otomatik akıl icabı
  • aksa otomatik en uzak. en son. kusvâ. nihayet. ırak
  • aksi otomatik münasebetsiz
  • aksi hal bk. karşıt durum
  • ala alış alma tesellüm, kabz, ahz ü kabz.
  • alacağı geçiren alacağı temlîk eden.
  • alacağı temellük eden alacak geçirilen.
  • alacağı temlik eden alacağı geçiren.
  • alacağın geçirilmesi alacağın temlîki.
  • alacağın temliki alacağın geçirilmesi.
  • alacak geçirilen alacağı temellük eden.
  • alakadar etmek otomatik ilgilendirmek.
  • alakadarlar bk. ilgililer
  • alakadarların huzuru bk. ilgililerin bulunması
  • alavere alışveriş 1) ahz ü i'tâ. 2) muâmelât.
  • alçaklamak otomatik Tahkir etmek.
  • alçı Üç boyutlu ayakkabı ve araç lastik izlerinin kalıbının alınarak kaldırılmasında kullanılan, belirli oranda su ile karıştırılarak yüzeye uygulanan toz
  • alçı çerçevesi Alçı uygulaması yapılacak üç boyutlu izlerin etrafına yerleştirilerek, alçının dağılmasını önleyen ve kalıp h
  • alçı kalıbı Üç boyutlu ayakkabı ve araç lastik izlerinin, sulandırılmış alçının iz üzerine dökülmesi ve kurutularak kaldırılması yoluyla alınan kalıbı.
  • aldatma Bilgisayar korsanlarının kullandığı aldatmaca yöntemi.
  • aldatma kabiliyetine haiz Belgeler üzerinde tespit edilen tahrifat veya sahteciliğin nitelik yönünden profesyonelce tasarlandığı, ancak teknik cihaz kullanılarak tahrifat veya
  • aldatma kabiliyetine haiz değil Belgeler üzerinde tespit edilen tahrifat veya sahteciliğin nitelik yönünden cihaz kullanmaksızın kolaylıkla anlaşılabileceği yönünde yapılan değerlend
  • alel ade olağan, bayağı.
  • alem otomatik İm iz, nişan.
  • alen otomatik saygınlık, başarı. anlamının eksik yada yanlış olduğunu düşünüyorsanız yorum yada iletişim şeklinde bizimle irtibat kurabilirsiniz.
  • alenı duruşma bk. açık duruşma
  • alenı muhakeme bk. açık yargılama
  • alenı muhakeme kaidesi bk. yargılamanın açıklığı kuralı
  • alenı tefhim bk. açık bildirme
  • aleni açık. ~ mükâfat va’di: bkz. mükâfat i'lânı, mükâfâtlı müsabaka i’lânı.
  • aleniyet prensibi bk. açıklık ilkesi
  • alet izi Herhangi bir aletin tamamının veya bir kısmının yüzeyde bıraktığı iz.
  • alet izi alma macunu Alet izi olduğu değerlendirilen olay yeri izlerinin üzerine tatbik edilerek kaldırılmasında kullanılan ve iki bileşenden oluşan macun kıvamındaki karı
  • alev gizleyen Ateşli silahın namlusundan atış sonrasında çıkan alev kütlesini delikleri vasıtasıyla zayıf parçalara bölerek namlu ucunda oluşacak ses ve ışığın etki
  • alev kanalı Kapsülü meydana getiren bölümlerden, ateş sadmesinin geçtiği kanal veya kanallar.