açıklama cümlesiAna cümlede anlatılmak istenen duygu ve düşünceyi daha çok açıklamak ve pekiştirmek için kullanılan cümle veya cümleler.açıklama cümlesi, bir önceki c
açıklayacı özneBir cümlede özneden sonra gelerek onu daha belirgin duruma getirmek, vasıflandırmak veya pekiştirmek için kullanılan ve yine özne durumunda olan kelim
açıklayıcıKendisinden önce gelen kelime veya kelime gruplarını daha açık ifade etmek ve anlamı güçlendirmek için kullanılan kelimeler veya kelime grupları: Atat
açıklayıcıKendinden önce gelen sözcüğü belirten, açıklayan sözcük veya sözcükler: Şanlı Türk bayrağı, sancağımız, törenle direğe çekildi; Atatürk, yeni Türkiye'
açıklayıcı dolaylı tümleçBir cümlede asıl tümleçten sonra gelerek onu açıklayan ve aynı ad çekimi ekini almış olan kelime veya kelime grupları: Mümtaz, yukarıya, annesinin yan
açıklayıcı nesneBir cümlede asıl nesneden sonra gelerek onu daha belirgin duruma getirmek, nitelendirmek veya pekiştirmek için kullanılan ve yine nesne durumanda olan
açıklayıcı zarf tümleciBir cümlede zarf tümlecinden sonra gelerek onu daha belirgin duruma getirmek ve açıklamak için kullanılan ve yine zarf durumunda olan kelime ya da kel
açıklayıcıdan özneBazı tümcelerde özne görevini üzerine alan açıklayıcı: Şanlı Türk bayrağı, sancağımız, törenle direğe çekildi; Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, dai
açıklayıcıdan tümleçEsas tümleci açıklayan ve aynı ad durumuna girmiş bulunan tümleç : Çok sevdiğimiz yuvamızı, evimizi yıktılar; Çabucak özlediği oğlundan, Ali'sinden uz
açıklık derecesiBir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: ayar/ayar, bayan /bayan, yarın / yarın, dünya / dü
açıklık derecesiÜnlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının genişlik durumu bakımından taşıdığı özellik a, e, o, ö, ünlüleri ile ı, i, u, ü ünlül
adVarlıkları bildiren sözcük: Ev, kedi, Ali, Ayşe, hayal, ordu, vermek, yarış vb.
ad bilimiotomatikDil biliminin adlar, özellikle kişi adları üzerinde duran ve onları köken bilgisi, tarihsel gelişme, dil ve kültür sorunları açısından inceleyen dalı.
ad bilimi(Almanca Bezeichnungskunde, Onomasiologie; Fr. onomasiologie; İng. onomasiology) Geniş anlamıyla, adları kelime-kavram ilişkileri yönünden inceleyen b
ad bilimiÖzel adlar üzerinde duran ve özel adları, köken bilgisi (etymologie), tarihî gelişme, dil ve kültür sorunları açısından inceleyen bilim dalı. Bu bilim
ad cümlesiYüklemi çekimli bir fiil değil ad veya ad soylu bir kelime olan ve cevher fiili eklerinin geniş zaman, şimdiki zaman ve geçmiş zaman çekimleri ile yar
ad çekimiAdlara iyelik eklerinin getirilmesi: Evim (ev-im) , evin (ev-in) , evi (ev-i) , evimiz (ev-im-iz) , eviniz (ev-in-iz) , evleri (ev-ler-i) vb.
ad çekimi ekleriAdların birbirleri veya fiillerle olan geçici ilişkilerini belirleyen, durum gösterme kavramını karşılamak üzere aldıkları eklerdir. Türleri ve örnekl
ad durumu(Derleme.. isim çekimi, ad çekimi, düşüm belirtme) Başka bir sözcükle ilgi kurmak üzere, adın, yalın olarak veya ek alarak bulunduğu durum: Ev (ev ald
ad durumu ekiAdın başka bir sözcükle ilgi kurmak üzere aldığı ek. Türkçede kullanılan ad durumu ekleri ve değişimleri şunlardır: A) Belirtme durumu eki ve değişiml
ad fiilFiilin kök ve gövdelerine getirilen belirli eklerle fiilin bir ad gibi kullanılması; ad gibi kullanılan fiil. Türkçe mAk, mA, -Iş/ -UŞ ekleriyle yapıl
ad fiil grubu-mAk, -mA, -Iş/-Uş ekleriyle kurulmuş ve grup sonunda yüklem görevi almış bir ad-fiil ile bunun anlamını tamamlayan özne, nesne, zarf ve yer tamlayıcı
ad gövdesi(Derleme, isim gövdesi) Ad veya eylem kökünden yapım ekleriyle türetilen ve ad olarak kullanılan gövde: Gözlükçülük (göz-lük-çü-lük) , sevinç (sev-inç
ad kökü(Derleme. isim kökü, isim soyundan kök, kök isim) Bir sözcüğün ad olan ve bölünemeyen anlamlı parçası: Ev, el, baş, araba, kanat vb.
ad soylu kelimeBir oluş veya kılışı bildiren fiiller dışında kalan ad, sıfat, zamir, edat, zarf, bağlaç ve ünlem türündeki bütün kelimelere verilen genel ad; adın ge
ad soylu sözcükAd durumlarından birine girebilen ve tümcede ad gibi görev alan sözcük: Eve gitmek, güzele bakmak, kendine güvenmek vb.
ad tabanıAd veya fiil kök ve gövdelerinden yapım ekleri ile türetilen ad: korkunç/</kork-unç, yerli<yer+li, basın<bas-ın, tarım<tarı-m, gözcü<gö
ad tamlaması(Derleme. ad tümlemesi, isim tamlaması, isim takımı, izafet ilgisi) İki veya daha çok addan kurulmuş tamlama: Evin kapısı, bahçenin duvarı, anne sevgi
ad tümcesi(Derleme. isim cümlesi, isimcil cümle) Yüklemi ekeylemle kurulan tümce Türk'üm, doğruyum, çalışkanım, yasam, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymakt
addan ad türeten ekAdlara ve ad soylu kök ve gövdelere gelerek anlamca eskisinden farklı yeni bir anlam oluşturacak biçimde kelime türeten ek: al/al+lı, baş/baş+lık, güz
addan fiil türeten ekAdlara ve ad soylu kök ve gövdelere gelerek anlamca eskisinden farklı yeni bir anlam oluşturacak ve yeni bir oluş kılışa karşılık olacak biçimde fiil
addan türeme ad(Derleme. isimden isim, addan türemiş ad, isim soyundan isim) Ad kökünden yapım ekleriyle türetilen ad gövdesi: Arkadaş (arka-daş) , gözcülük (göz-cü-
addan türeme eylem(Derleme., isimden fiil, isim soyundan fiil, isimden türemiş fiil) Ad kökünden yapım ekleriyle türetilen eylem gövdesi: Evlenmek (ev-le-n-) , evermek
addan türeme fiilAd kök veya gövdelerinden, addan fiil yapma ekleriyle türetilen fiil: bekleş-<bek+le-ş-, dertleş-<dert+le+ş-, susa-<su+sa-, oyna-<oy(u)n+a
adılKişi, özlük, gösterme, soru ve belirsizlik kavramları vererek, varlıkların yerini tutan sözcük: Ben, sen, o, biz, siz, onlar; kendim, kendin, kendi (k
adıl n si(Derleme. zamir n si, zamir ünsüzü) Çok defa 3. kişi iyelik ekleriyle, ad durumu ekleri arasına giren ve 3. kişi adıllarıyle kullanılan -n- ünsüzü:
adıl tamlamasıTamlayanı adıl olan tamlama: Benim evim, senin evin, onun evi; kendi evim, kendi evin, kendi evi vb.
adlandırmaSomut veya soyut varlıklara ve nesnelere ad verme
ağır eylemlik(Derleme. ağır mastar, asıl mastar) -mak (-mek) ekiyle kurulan eylemlik: Bakmak (bak-mak) , yakmak (yak-mak) , sevmek (sev-mek) , sevmemek (sev-me-mek
ağız atlasıBir dilin veya bir lehçenin ağızlarındaki ses bilgisi, şekil bilgisi özelliklerine ve söz varlığına göre hazırlanmış olan, bunların yayılış alanlarını
ağız sesiBoğumlanma yeri ağız olan ve ciğerlerden gelen havanın geniz yoluna kaymadan ağız boşluğundan geçmesi ile oluşan ses. Türkçenin bütün aslî ünlüleri ve
ağız ünlüsüTürkçenin bütün asli ünlüleri ağız ünlüleridir. a, ı, o, u, e, i, ö, ü.
ağız ünsüzüTürkçede, aynı zamanda burun yolunun da boğumlanmaya katıldığı m, n ünsüzleri dışındaki bütün ünsüzler doğrudan doğruya ağız ünsüzleridir.