alçalma yolu ne demek?

  1. (en)Descent path.

descent

  1. İniş, çökme, düşüş, sukut
  2. Çullanma, baskın
  3. Nesil, zürriyet, nesep, soy, asll, ahfat, evlât
  4. Tevarüs, miras kalma
  5. Bayır, yokuş aşağı yer.
  6. Üşüşme

alçalma

  1. Düşkünlük, zül.
  2. Toprağın çöküp oturması.
  3. Gelgitte denizin alçalması, cezir.
  4. Alçalmak işi, inme.
  5. Bayağılaşma, kendini küçük düşürme.
  6. Yerkabuğunun genişçe bir bölümünün, içgüçlerin etkisiyle asal durumunu yitirerek çanaklaşma, tekneleşme vb. yeni bir biçim kazanması.
  7. (en)Stoop.
  8. (en)Down-warping.
  9. (en)Going down.
  10. (en)Losing altitude.

alçalmak

  1. Alçak duruma gelmek, yüksekten aşağı doğru inmek.
  2. İnsanın değeri azalmak.
  3. Bayağılaşmak, tenezzül etmek.
  4. İnhitat etmek.
  5. (en)Descend.
  6. (en)Lapse.
  7. (en)Stoop.
  8. (en)To decline.
  9. (en)To go down.
  10. (en)To lose esteem.

yol

  1. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik.
  2. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer
  3. Genellikle yerleşim alanlarını bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi
  4. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer.
  5. Gidiş çabukluğu, hız.
  6. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi
  7. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik.
  8. Yolculuk.
  9. Kolcuğun veya anahtarın konumlarından her biri.
  10. Elektronlar, iyonlar veya moleküller gibi taneciklerin hareket ettiği iz, patika.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

alçalmaalçalmakalçalmamakalçalmış denizalçalalçalanalçalan ikinlikalçalan ikiz ünlüalçalan kertelemealçaalçacıkalçacık dağları ben yarattım demekalçacık eşeğe herkes bineralçakyolu açıkyolu açık olmakyolu açmakyolu almakyolu düşmekyolu ileyolu işgal etmekyolu iyi kavramakyolu kapatyolu kapatan engelyolyol açan kimseyol açıklığı dilemekyol açınyol açma
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın