alçalmış deniz ne demek?

  1. (en)Low tide.

low

  1. Düşük
  2. Alçak, yüksek olmayan
  3. Az
  4. Alçaktaki, aşağıdaki
  5. Ekvatora yakın
  6. Ufka yakın
  7. Alçak gönüllü, mütevazı
  8. Ucuz, adi
  9. Yavaş
  10. Hakir

alçalma

  1. Düşkünlük, zül.
  2. Toprağın çöküp oturması.
  3. Gelgitte denizin alçalması, cezir.
  4. Alçalmak işi, inme.
  5. Bayağılaşma, kendini küçük düşürme.
  6. Yerkabuğunun genişçe bir bölümünün, içgüçlerin etkisiyle asal durumunu yitirerek çanaklaşma, tekneleşme vb. yeni bir biçim kazanması.
  7. (en)Stoop.
  8. (en)Down-warping.
  9. (en)Going down.
  10. (en)Losing altitude.

alçalma yolu

  1. (en)Descent path.

deniz

  1. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi.
  2. Bu su kütlesinin belirli bir parçası.
  3. Sınırsız genişlik, çokluk, yoğunluk.
  4. Aydaki düzlükler.
  5. Geniş alan.
  6. Yer kabuğunun çukur kesimlerini dolduran, bağlı olduğu anadenize göre daha az derin, karasal sahanlıkları daha yaygın ve karaların etkisine çokça açık tuzlu su alanları.
  7. Büyük su kütlesindeki dalgalanma.
  8. Büyük su kütlesi.
  9. Çok, bol.
  10. Derya.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

alçalmaalçalma yolualçalmakalçalmamakalçalalçalanalçalan ikinlikalçalan ikiz ünlüalçalan kertelemedenizdeniz adamıdeniz akıntılarıdeniz akıntısıdeniz alabalığıdeniz alasıdeniz alçalmasıdeniz algıdeniz altıdeniz altı alıcısıdenideniabledenialdenial of service dos attackdenial of the holocaust
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın