uygun bir biçimde ne demek?
Seemly.
uygun
- Yakışır, yaraşır, uz, mutabık, mütenasip
- Orantılı, oranlı
- Avantajlı
- Elverişli, yarar, müsait, muvafık.
- Yararlı.
- Ucuz, ekonomik
Suitable.
Agreeable.
Conformable.
Appropriate.
uygun adım
- Adım atışta birliği gerektiren grup yürüyüş türü.
- Adımda beraberliği gerektiren grupça yürüyüş türü.
Step.
bir
- Bu sayıyı gösteren 1, I rakamlarının adı.
- Sayıların ilki.
- Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek.
- Eş, aynı, bir boyda.
- Beraber.
- Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).
- Bu sayı kadar olan.
- Tek.
- Kuyu. (Osmanlıca'da yazılışı: bi'r)
- Yıldırım. Bulutdan buluta veya bulutdan yere elektrik boşanması.
biçim
- Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal
- Biçme işi.
- Disketi zararlı ögelerden temizleme.
- Bilgisayarda disketi kullanılabilir duruma getirme.
- Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli düzeni, format.
- Herhangi bir şeyin benzeri.
- Tarz
- Yakışık alan şekil, uygun şekil
- Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
- Dış görünüş; bir cismin yapısını ortaya koyan çevre çizgilerinin bütünlüğü.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
uygunuygun adımuygun adım yürümekuygun adım yürüyen kimseuygun adım yürüyüşuygun adımla yürüyüşuygun biçimdeuygun bir dille söylemekuygun bir duruma getirilmişuygun bir duruma getirmekuyguuygulauygula liste madde ışaretiuygulamauygulama açıklamasıbirbir abam var atarım, nerede olsam yatarımbir acı kahvenin kırk yıl hatırı vardırbir açıdabir açida ilerlebir adama kırk gün ne dersen o olurbir ağaçta gül de biter, diken debir ağaçtan okluk da çıkar, bokluk dabir ağız dolusubir ağızdanbibi eyyi halbi gayri hakkın mal edinmebi hadbi haseb il verase
