left hand rule ne demek?
- Sol el kurali
sol
- Vücutta kalbin bulunduğu tarafta olan, sağ karşıtı.
- Bu taraftaki yön.
- Sosyalizme yakın görüşte olan grup.
- Boksta sol yumrukla vuruş.
- Gam dizisinde fa ile la arasındaki ses.
- Bu sesi gösteren nota işareti.
- Sıvı hâlde bir kolloit ya da süspansiyon.
- Bir sıvı ortamda bir katının kolloidal boyutta dağılmasıyla oluşan çözelti.
- Güneş.Dgr.: anat. sol
- Sıvı h
left hand derivative
- Soldan türev
left hand direction
- Sol el yönü
hand
- Atın yüksekliğini ölçmede kullanılan ve 10 cm'ye eşdeğer olan ölçü birimi.
- Irgat, rençper
- El
- Elle vermek, uzatmak.
- Yakalamak.
- El vermek
- El gibi uzuv (maymun ayağı, şahin pençesi, Istakoz kıskacı)
- Yelkeni istinga edip sarmak
- Kudret, yetki, salahiyet
- Parmak, işe karışma
rule
- Yönetmek, hükmetmek, idare etmek
- Karara varmak
- Geçerli olmak
- Düzeyinde olmak
- Kural
- Hüküm, kanun
- Yönetim
- Kaide, nizam
- Adet
- Alışılmış durum
Türetilmiş Kelimeler (bis)
left hand derivativeleft hand directionleft hand doesnt know what the right hand is doingleft hand driveleft hand engineleftleft a deep scar on himleft a scar on himleft a tipleft a void behind himleft adjustleft alignedleft alignmentleft atriumleft auricleleflefalefaiflefazlefchandhand and foothand and glovehand and hearthand annotationhand aroundhand backhand baggagehand boomhand brakehanhan gibihan görünüşühan hamam sahibihan kapısından teğelti atmak
