left hand doesnt know what the right hand is doing ne demek?
- Birbirinin ne yaptığına dair bilgileri yok, aralarındaki iletişim o kadar kötü ki birbirinin ne durumda olduklarından haberleri yok (Yazılışı: left hand doesn't know what the right hand is doing)
left
- Yüz döndürmek.
- Sol
- Sol taraf
- Sol, solda, sola ait
- Sol kanat
- Leave: kalmak
left a deep scar on him
- Onda derin iz bıraktı, onu derinden yaraladı (duygusal anlamda)
hand
- Atın yüksekliğini ölçmede kullanılan ve 10 cm'ye eşdeğer olan ölçü birimi.
- Irgat, rençper
- El
- Elle vermek, uzatmak.
- Yakalamak.
- El vermek
- El gibi uzuv (maymun ayağı, şahin pençesi, Istakoz kıskacı)
- Yelkeni istinga edip sarmak
- Kudret, yetki, salahiyet
- Parmak, işe karışma
doesnt
- Yapmamak
- (does not) f. "does not (-maz, -mez)", -maz, -mez, değil, hayır (başka bir fiil ile birlikte kullanıldığında negatiflik işaret eder) (Yazılışı: doesn't)
Türetilmiş Kelimeler (bis)
leftleft a deep scar on himleft a scar on himleft a tipleft a void behind himleft adjustleft alignedleft alignmentleft atriumleft auricleleflefalefaiflefazlefchandhand and foothand and glovehand and hearthand annotationhand aroundhand backhand baggagehand boomhand brakehanhan gibihan görünüşühan hamam sahibihan kapısından teğelti atmak
