tiyatro

661 anlam
  • auto Orta Çağda İspanya'da oynanan dinsel oyun
  • avanprömiyer Tiyatro oyununun sergilenmeden önce yapılan toplantısı.
  • avansen Sahne önü.
  • avansen Tiyatro sahnesi önüne denk gelen loca.
  • aynalı (Kar.): Karagöz, Matiz ve Külhanbeyi tipleri tarafından "iyi" ve "güzel" karşılığında kullanılan gölge oyunu argosu.
  • aynasız (Kar.): Karagöz, Matiz ve Külhanbeyi tipleri tarafından "kötü" karşılığında kullanılan gölge oyunu argosu.
  • aynaz (T.K.O.): Köy oyunlarını yönetene verilen ad.
  • aynı anda oluş bk. Simultane Sahne.
  • ayrıntılı tiyatro bk. Naturalist Tiyatro.
  • ayta Tumturaklı konuşma.
  • ayta vurgusu Bir nutku, bir tartışmayı etkili kılan konuşma vurgusu.
  • azaltıcı Işığı azaltan.
  • bağlantı kutusu Çeşitli kabloları elektrik akımına bağlayacak fişlerin bulunduğu kutu.
  • bakışık düzen Simetrili. Her yandan, göze dengeli görünen; bir eksene iki yanda da eşit olan düzen.
  • bakışsız düzen Simetrili olmayan. Bir eksene göre iki yanı göze eşit görünmeyen düzen.
  • bale dansçısı Bale dansı yapan sanatçı.
  • baleseverlik Bale tutkusu ve merakı.
  • balet Barok çağında İtalya'da doğmuş, Fransa ile Rusya'da gelişmiştir. Belli bir düzeni ve kuralı olan dans, dekor ve müzikten oluşan bir gösteri türü.
  • balet dansçısı Ballette dans eden sanatçı.
  • balet eğitmeni Balet öğrencilerini yetiştiren, eğiten sanatçı.
  • baletoman Bu sözcüğün anlamı Klasik, balet ile ilgili olup balet meraklısı anlamına gelir. Balet delisi.
  • balon Dansçıların yükselmeden sonraki hafifliğini anlatan balet teknik terimi.
  • barba yorgos (Kar.): Yarı Ulahça, yari Rumca konuşan bir Rumeli çobanı. Denizin adını bile bilmez. Gemileri birer büyük katır sanır. Baba Himmet'in bir benzeridir.
  • baro (Kar.): Karagöz, Matiz, Külhanbeyi tarafından "bay" yerine kullanılan sözcük.
  • bas bariton Bas'ın çıkamadığı ince tonlara çıkabilen, ama bas'in inebildiği kalın ve tok tonlara inemeyen ses çeşidi olan sanatçı.
  • baş giysici Bir oyunun giysilerini, giysi örneklerini çizen ve bu alanda her çeşit çalışmayı yöneten sanatçı ya da uzman.
  • baş rol Bir oyunda birinci derecedeki rol.
  • baş yapıt Bir oyun yazarının yazdığı oyunların en değerlisi.
  • başlama durumu Bir oyunun rengini, havasını seyircilerin önüne serecek ilk durum. bk. Serim.
  • başlama müziği Bir oyunun başladığını belirten, girişi sağlayan müzik.
  • başlama zili Seyircilerin yerlerine gitmeleri için dinlenme yerlerinde çalınan zil; sahne ardında da oyuncuların sahneye gelmelerine işarettir.
  • belge Tiyatro eserinin baş tarafına yazılan oyun özeti.
  • belgelemek Bir tiyatro yapıtında olayı ve bildiriyi belgelerden çıkarma tutumu. Örn. Kipphardt'ın "İn der Sache Y. Robert Oppenheimer" (Oppenheimer Dosyası) adlı
  • benivar Tiyatrolarda alt kat locaları.
  • benzeşimli Aynı anlamlarda olup ses benzerliği yönünden birbirinin aynı ya da benzeri olan iki sözcüğün birbirinin yerinde kullanılması.
  • bilet Temsillere giriş için önceden gişeden satın alınan ve kapıdaki denetçinin denetlediği kâğıt. Kayrabileti eleştirmecilere, dostlara, yazara, sahne yöne
  • bilmece muhaveresi (Kar.): Karagöz ile Hacivat arasında geçen bilmeceli yarışma ya da söyleşme.
  • birinci balkon Büyük olan alt balkon.
  • bosko (Tul.): Sahnede dağlık, açıklık doğayı gösteren arka dekor.
  • boyalı lamba Renkli cam ya da asetat bulunmadığı zaman kullanılanboyalı lamba.
  • bölümcük bk. Meclis.
  • bravo (müzikte ve sahne sanatlarında) alkış sözü, aferin
  • broteyon Eski Yunan tiyatrosunda gök gürlemesini sağlayan ilkel aygıt.Dgr.: Yun.: broteion
  • buf Açık saçık, güldürücü oyun türü. Bu tür oyunların güldürücü sahnelerinde çoğu kez yüz kızartıcı durumlar, davranışlar vardır.
  • burjuva oyunu Sıradan seyirciye yönelen, seyircinin duygularıyla oynayan bir oyun türü.
  • butafor Plastik sahne eşyası, heykel vb.
  • butaforcu Oyun için gerekli plastik sahne eşyasını hazırlayan ve yapan uzman.
  • bürlesk komedi Sürprizlerle ve güzel şakalarla nezaket çerçevesi içerisinde alay eden tiyatro dalları.
  • büyücü (Kar.): Eski çağlardan kalma, büyü yapan bir tiptir. Çoğunlukla kadındır.
  • büyük boy kukla (Kuk.) Boyları uzun olan ve yukardan, iplerle idare edilen kukla.