tiyatro

661 anlam
  • büyük gösteri oyunu Şatafatlı görünüşte olan, öze önem verilmeyip daha çok dış gösterişi amaç edinen oyun türü.
  • büyükler komedyası Kralları, prensleri ve soyluları konu alan, onları taşlayan oyun, türü.
  • büyüleyici sanki Bir oyuncunun kendi yaşantısı olmayan bir rolü "sanki" sözcüğüyle değerlendirip o rolün gerekli havasına daha iyi girebilmesi için kendini büyülemesi.
  • cafcaflı diksiyon Alışılagelmiş ses bölgesinin dışına çıkarak iddialı bir yolda konuşma.
  • cam süzgeci Işıklama düzeninde kullanılan cam süzgeç, (filtre).
  • canbaz (Körm. O.) bk. rismanbaz. Sözlük anlamında canı ile oynayan demektir. İp üzerinde yürüyenlere ve yüksek dikili taşlara tırmananlara bu ad verilmiştir.
  • canlı karagöz (Ort. O.): Halk dilinde Orta Oyunu'na verilen ad. Sık kullanılmaz.
  • cendere Sahne ağzının her iki yanında dekorun boşluk bırakan yerlerini kapama işini gören kanat.
  • cezvit tiyatrosu XVII. yüzyıl ortasından XVIII. yüzyıla değin süregelen dinsel öğretim tiyatrosudur; Barok tiyatro üslûbu ile bir benzerlik taşır. Luther'in din reform
  • cıdıroğlu (T.K.O.): Anadolu'da oyunları yönetene verilen ad.
  • cızlanmak (Kar.): Karagöz, Matiz ve Külhanbeyi tipleri tarafından "bir yerden gitmek" anlamına kullanılan argo süzcük.
  • commedia dellarte [İt. İtalyan tulûat tiyatrosu. Belirli bir doku içerisinde, bir senaryoya dayanılarak oynanan, içinde tulûata bol yer verilen, hareketli, müzikli bir
  • cud (Kar. Ort. O.): Tiplerden Yahudi'ye verilen addır. Karagözcüler de bu "tasvir" i bu adla anarlar.
  • curcuna (Ort. O.): Orta oyununun başlangıcında ya da bu oyundan bağımsız olarak ortaya çıkan sivri külâhlı, gülünç giysili soytarıların dansları.
  • curcunabaz (Ort. O.): Curcuna içinde dans eden ve gösteriler yapan sivri külâhlı, bazan yüzleri maskeli oyuncular.
  • cüce (Ort. O.): Karagöz'deki Beberuhi'nin benzeridir. Curcuna'da ve söyleşmelerde ortaya çıkar. Daha çok Kavuklu'yu kızdırır.
  • çağcıl oyun Çağların sorunları üzerinde duran ya da çağımızın havasını yansıtan oyun.
  • çalışma çizelgesi Oyuncuların hangi gün, hangi saat ve hangi bölümcük için çalışmaya geleceklerini gösteren çizelge.
  • çalma Sahnede başka bir oyuncunun sözlerinin ya da hareketlerinin etkisini azaltacak yolda, sıra kendisinde olmadığı halde, seyircinin dikkatini kendi üstün
  • çegane (Körm. O.): Oyuncuların kullandığı zilli bir tartım çalgısı.
  • çeganebaz (Körm. O.): Çegâne adı verilen zilli maşalar çalan kimse.
  • çemberbaz (Körm. O.): Çemberlerin arasından atlayıp geçen oyuncu.
  • çene yarışı (Ort. O.): Kavuklu ile Pişekâr arasında yarışmalı söyleşme bk. tekerleme.
  • çerçeve tiyatrosu Oyun yeri ile seyirci arasında düz bir bağlantı çizgisi olan bir tiyatro biçimi. İlk kez Roma tiyatrosunda, son kez de Barok tiyatrosunda görülmüştür.
  • çerçeveli pano Pencere ve kapıları tutmak için çerçeve geçirilmiş pano.
  • çeşitlemeli ses Tiyatro konuşmasında tiz ve pes perdelere kolaylıkla inip çıkabilen ses.
  • çevre tiyatrosu Seyircilerin ortada bulundukları, oyun yerlerinin de seyircilerin etrafına dolandığı bir oyun biçimi. Ortaçağda ilk kez Fransa'da dinsel tiyatroda: Je
  • çıkış sözü Bir oyuncunun sahneden ayrılması sırasında söylediği söz.
  • çıngal (Tul.): Tuluat tiyatrosunda pezevenk rolü.
  • çıplak sahne Boş sahne. Üzerinde oyuncu, döşem ve eşya olmayan sahne.
  • çifte kavuklu (Ort. O.): Bir ustalık gösterisi olarak ortada iki Kavuklu'nun bulunması, bunların birbirleriyle yarışmaya girmesi. Kimi kez, iki Karagözlü oyunlarda
  • çifte kişilik Kişiliğin ikiye bölünmesi: Aynı kişinin "ben" ine dayanan oyun konusu. Örn. O'Neill'in "Büyük Tanrı Brown" adlı eseri.
  • çileden çıkartmak Öfkelendirmek. Birini çok kızdırarak taşkınlık göstermesine neden olmak.
  • çingi Çin tiyatrosunda genç kız tipi. bk. hau-tan.
  • çokcukluk Tiyatro alanında çeşitli yöntemin bir oyunda kullanıldığı tür.
  • dadaizm (Çocukların da-da sözcüğünden alınan bir kavram) XX. yüzyıl başlarında (1916 1923) Tristan Tzara ve arkadaşlarının İsviçre'de (Zürih'de) ortaya çıkard
  • dağınık ışık Bir sahnenin aydınlatılmasında genel aydınlatmayı sağlayan ya da sahnenin genel aydınlatılmasını arttırmakta kullanılan ışık.
  • dalga efekti Sahne üzerinde dalgaları ortaya çıkaran araç ya da etmen.
  • dans düzencisi Kurallı dansları düzenleyen ve yöneten, bu alanda uzmanlığı olan sanatçı.
  • dansçı kadın Commedia dell'Arte türünün oyunlarında dans eden kadın.Dgr.: İtl.: ballerina
  • danslı komedya İçinde ya da perde sonunda danslar yapılan komedya türü. Örn. Moliére.
  • değer sözcüğü Bir tümcede öbür sözcüklerden daha çok anlam taşıyan sözcük.
  • dekor Bir oyunun geçtiği yeri, renk, kalıp ve ışık öğeleri ile canlandıran araç.
  • dekor uzmanı Dekor atölyesinde hazırlandıktan sonra onun bütünü sahne üzerinde gerçekleştiren uzman.
  • dekor zinciri Dekoru tutmaya yarayan zincir.
  • dekoratör Bir oyunun dekorunu önce kâğıt üzerinde renkli taslağı, sonra planlayıp çizen ve sonunda bu plana göre hazırlanmasını denetleyen sanatçı.
  • delikanlı başı (T.K.O.) Anadolu'da oyunları yönetene verilen ad.
  • delistan İlkbaharda birden bire kabarmış bahçe.
  • demezcilik Bir konudan söz etmek istenmezmiş gibi davranarak ondan söz etme.
  • deneme sahnesi Özellikle deneysel oyunlara yer veren tiyatro. Bir de denemeli provalar için kullanılan sahneye bu ad verilir.