tarih
2.277 anlam- aslancıbaşı Topkapı sarayındaki hayvanlar bahçesinde yabanıl hayvanlara bakan kişilerin başı.
- aslanı bk. aslanlı
- aslanlı Üzerinde aslan resmi bulunan bir Hollanda parası.
- asr ı hazır bk. yakınçağ
- asr ı hazır tarihi bk. yakınçağ tarihi
- asran otomatik İki yüzyıl.
- aşağı bölükler Kapıkulu süvarilerinden sağ ve sol garipler bölükleri.
- aşar bk. ondalık.
- aşevi Yoksullara ve öğrencilere parasız yiyecek dağıtan hayır kurumu.
- at oğlanı Osmanlı sarayında atlara bakan uşak.
- atabey Kimi eski Türk devletlerinde, özellikle Selçuklularda genç şehzadelerin eğitimi ya da bağımsız olarak bir eyaletin yönetimi ile görevli vezirlere veri
- ataman otomatik Don Kazaklarının önderlerine verilen ad.
- atasü otomatik Askerlerin atası.
- ateş gemisi Eskiden düşman gemilerini yakmak için özel biçimde yapılmış, içi patlayıcı ve yakıcı maddelerle dolu gemi.
- ateş kulesi Düşmanın yaklaşmakta olduğunu bildirmek için üzerinde ateş yakılan kule.
- ateş oku Kuşatılan bir kalenin ağaçtan yapılmış berkitimlerini ve savunma araçlarını ateşe vermek için kullanılan bir tür yakma silahı.
- ateşkes Savaşan iki gücün isteğiyle çarpışmaya belli bir süre için ara vermesi.
- atgıç Ok atan askerler.
- atmacacıbaşı Osmanlı sarayında atmaca yetiştiren ve onları av için eğiten atmacacıların buyurucusu.
- av ağaları Avlanmaya çıkan padişahın yanında bulunup kendisine yardım eden ağalar: atmacacıbaşı, çakırcıbaşı, şahincibaşı.
- avam bk. ayaktakımı
- avarız Osmanlılarda önceleri halktan salt olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak toplanan vergi.
- avarız otomatik Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi.
- avcı bölüğü Yeniçeri ortalarından 33. sekban bölüğünün adı.
- avcıbaşı Avcı bölüğünün komutanı ve saray avcılarının başı.
- avcılar Osmanlı sarayında bulundurulan ve av işiyle uğraşan görevlilerin tümü.
- ayak divanı Bir konuyu ivedilikle görüşmek ve sonuca bağlamak üzere padişahın katılmasıyle ayakta kurulan olağanüstü divan.
- ayak naibi Davaları gerektiğinde yerinde görmek üzere kadı adına görev yapan kişi.
- ayak taşı Okçuların ok atarken üzerinde durdukları taş.
- ayak teri Bir hükümet buyruğunu bildirmek için bir yere gönderilen görevliye, giderleri karşılığı ödenen para.
- ayakbastı parası Eskiden kimi Osmanlı kentinde dışardan gelenlerden alınan vergi.
- ayaktakımı Aşağı sınıftan sayılan halk.
- ayaktakımı bk. plebler.
- ayan Osmanlılarda, bir kentin ileri gelenleri
- ayan meclisi Osmanlı İmparatorluğunda üyeleri padişahça atanan meclis.
- ayarı bozuk akçe bk. çürük akçe.
- ayas otomatik Kölelere verilen adlardan.
- aybek otomatik Hindistan'daki Türk Memlukleri Devletinin kurucusu. (Ö. 1210).
- aydınlanma çağı XVIII. yüzyıl Avrupasında düşünüş ve inançların tüm baskılardan kurtularak usun kılavuzluğunda bağımsızlığa kavuştuğu dönem.
- ayrıcalıklı eyaletler Yönetim biçimleri ötekilerden ayrı olarak belli koşullara bağlı Osmanlı illeri: Mısır, Eflak-Buğdan gibi.
- ayrık vakıflar Hükümet denetimi dışında ve mütevellilerce yönetilen vakıflar.
- ayvaz otomatik Eskiden kibar konaklarda yemek servisi yapan ve sokak işlerinde kullanılan Vanlı Ermenilere verilen ad.
- azap otomatik Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker.
- azap Anadolu beyliklerinde donanmadaki görevlerde kullanılan asker.
- azap Osmanlılarda eyalet askerinden hafif piyade.
- azap ağası Azap askerinin en yüksek aşamadaki komutanı.
- azap katibi Azap ağasından sonra gelen, görevi azapların künyesini tutmak, özlük ve ödenek işlerine bakmak olan görevli.
- azat bk. kul bırakımı
- azat etmek Bir kul ya da karavaşa özgürlüğünü geri vermek.
- azatlı Özgürlüğü geri verilmiş kul ya da karavaş.