tarih

2.277 anlam
  • bab ı defterdarı bk. defterdar kapısı
  • bab mahkemesi bk. kapı mahkemesi
  • bab naibi bk. kapı naibi
  • babı meşihat Osmanlı döneminde şeyhülislamlık makamına verilen isim.
  • babıali Osmanlı İmparatorluğunun yüksek yönetim organlarının bulunduğu yapı.
  • babıali hocası Görevli olarak yetişmek üzere Babıâliye giren gençlerin öğretmenlerine verilen san.
  • babüssaade bk. akağalar kapısı
  • babüssade ağası bk. kapıağası
  • babüsselam bk. ortakapı
  • bac ı ağnam bk. ağnam bacı
  • bac ı büzürg bk. büyük baç
  • bac ı ubur bk. geçiş vergisi
  • bacaluşka Osmanlı ordusunda kullanılan bir tür top.
  • baç Gümrük vergisi; alışveriş vergisi, bk. büyükbaç.
  • baççı Yol güvenliğini sağlaması karşılığı olarak belli yerlerde belli tarifeye göre para alan görevlinin sanı.
  • baçlı Baç ödemekle yükümü olan kişi.
  • badaluşka bk. bacaluşka.
  • bağdaşık devletler Birinci Dünya Savaşından önce aralarında bir antlaşma yapmış olan İngiltere, Fransa ve Rusya'ya verilen ad. bk. üçlü bağdaşma.
  • bağışlayı Katoliklerde işlenilen suçlardan dolayı öteki dünyada çekilecek cezayı papanın kaldırması işlemi.
  • bahariye bk. baharlık
  • baharlık Padişahların her yıl ilkbaharda yeniçeri ağaları ile yeniçeri yazmanlarına verdikleri giysilik kumaş.
  • bahriyeli bk. deniz askeri
  • bakıkulu Osmanlılarda, defterdarlık merkez örgütünde devlet gelirlerini toplayan görevli, maliye müfettişi.
  • bakırtaş çağı Cilâlıtaş çağı geleneği ile yeni bulunan bakırdan yapılmış eşyanın birlikte bulunduğu zaman kesimi.
  • baklava alayı Her Ramazanın 15. günü saray mutfağından yeniçerilere baklava verilirken yapılan tören.
  • balıkdişi kozak Yabancı hükümdarlara gönderilen padişah mektuplarının konduğu kumaş keselerinin ağızlarını bağlamakta kullanılan bağ.
  • balta resmi Osmanlılarda kent ve kasabalarda kesilen hayvan için alınan bir vergi.
  • baltacılar Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle; sonraları kızlarağ
  • baltalı Osmanlılarda yolları açmak için baltayla donatılmış asker.
  • balyemez Osmanlı ordusunda kullanılan çapı en büyük ve menzili uzun bir top.
  • balyos Venedik Cumhuriyetinin İstanbul'daki elçisi.
  • balyos İstanbul'daki Fransa işgüderine ve Yakındoğu'daki Avrupa devletleri konsoloslarına verilen san.
  • ban Osmanlılar zamanında Macaristan ve Slovenya dolaylarında sancak beylerine ve küçük prenslere verilen san.
  • banyol Tersane zindanı.
  • barata Osmanlı sarayında genel olarak bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış başlık.
  • barbar Greklerle Romalıların, kendi kültür çevreleri dışında kalan budunlar için kullandıkları terim.
  • barbarlaşma Roma İmparatorluğunda halkın barbarların etkisi altında kalarak örf ve adetlerini kaybetmesi.
  • barbut altını Ağırlığı iki kırat ve değeri 3 kuruş- 3 para olan bir Osmanlı altın parası.
  • barça Kalyon türünden altı düz bir savaş taşıt gemisi.
  • barış antlaşması Bir savaşa kesin olarak son veren, savaşan devletler arasında olağan ilişkileri yeniden kuran bağlayıcı anlaşma.
  • barış belgesi Barışın koşullarını kapsayan ve ilgililerin onayını taşıyan bağlayıcı belge.
  • barış ülkeleri Henüz İslâm egemenliğine girmemiş, ancak kendi isteği ile vergi verip Müslüman bir devletin buyruğu altına girmeyi kabullenmiş ülkeler.
  • barutçubaşı Barut yapımı ile uğraşan ve cebeci ocağına bağlı olan barutçuların buyurucusu.
  • başağa Köşklülerin en kıdemlisi.
  • başbakı kulu Maliye başmüfettişi.
  • başbayraktar Yeniçeri ocağında İmam-ı Âzam bayrağını taşıyan subay.
  • başbekçi bk. başsancaktar.
  • başbölükbaşı Yeniçeri ocağında ağa bölükbaşılarının en eskisinin adı.
  • başbölükbaşı Sarıca bölükbaşılarından en eskisinin sanı.
  • başbuğ Osmanlılarda savaş zamanı başka birliklerden ayrılıp bir araya getirilerek oluşan birliğin ya da milis güçlerinin komutanı.