çevre dozuYerleşim alanındaki bir noktada, yumuşak dokuyla soğrulan dozun dozölçerle ölçülen eşdeğeri.
çıkış dozuVücuttan çıkan ışınım demetinin çıkış yüzeyine bıraktığı soğrulmuş doz.
çift odaklı tüpGenel olarak farklı boyut ve güçte iki eletronik odak içeren X ışını tüpü.
çift üretimYeterli enerjili bir fotonun bir çekirdek alanıyla etkileşmesi sonucu, aynı anda pozitron ve elektron oluşması.
çift yüzlü filmHer iki yüzü de duyarlı emülsiyonla kaplı röntgen filmi.
çoğalma katsayısıBir zaman aralığı içinde üretilen toplam nötron sayısının aynı aralık boyunca, kaçak ve soğrulma yoluyla kaybolan toplam nötron sayısına oranı (k).
çok gruplu modelNötron topluluğunu, her gruba bir etkin enerji gelecek biçimde sonlu sayıda enerji gruplarına ayıran model.
çözümleyiciSüre, genlik vb. bir ya da daha fazla işaretin dağılım fonksiyonunu belirlemeye yarayan düzen.
d tipi elektrotSiklotronun D biçimindeki içi oyuk iki elektrodundan her biri.
değişinimBir organizmanın genetik unsurlarında görülen ani ve katılımsal değişim.
denetim çubuğuReaktör kalbine yerleştirilerek, zincir tepkimesi düzeyini denetlemeye yarayan bor, kadmiyum, zirkonyum gibi elementlerden yapılan soğurucu unsur.
denetimli alanIşınımdan korunmak için gerekli önlemlerin uygulandığı ve içindeki bireyin alabileceği doz miktarının çalışanlar için öngörülen yıllık %30 doz eşdeğer
deney reaktörüÖzellikle yeni bir reaktörün veya reaktör tipinin mühendislik verilerini sağlamak amacıyla tasarımlanan ya da geliştirilen reaktör.
dengeleme unsuruBir reaktördeki uzun süreli akı dağılımı ve reaktiflik etkilerini dengelemek amacıyla kullanılan denetim unsuru.
dengeleyiciBir X ışını tüpünün akımını ya da gerilimini sabit tutan düzenek.
derinlik dozuOrganizmanın belli bir derinliğinde bulunan soğrulmuş doz.
devirölçerBir ya da birkaç bulucuyla kullanılan ve nükleer reaktörün devrini saptamaya yarayan ölçüm aygıtı.
dezavantaj etkeniReaktör hücresinde bulunan bir madde içindeki ortalama nötron akı yoğunluğunun, yakıt içindeki ortalama nötron akı yoğunluğuna oranı.
dikgen ızgaraDoğrusal şeritleri arasındaki açının 90° olduğu çapraz ızgara.
dinodTemel işlevi, ikincil elektron yayınlamak olan elektrot.
doğal ışınımYeryüzü doğal kaynaklarının belli bir noktasında var olan ışınım.
doğal radyoaktiflikHava, su, toprak gibi doğal ortam kaynaklı nükleer ışınımın oluşturduğu radyoaktiflik.
doğal uranyumDoğada bulunan doğal izotopik bireşimli uranyum.
doğal uranyumlu reaktörYakıt olarak doğal metal uranyum, soğutucu olarak CO2 ve yavaşlatıcı olarak grafit kullanan reaktör.
doğrultucuAlternatif akımı doğru akıma çevirmeye yarayan aygıt.
doğrusal hızlandırıcıİçindeki yüklü parçacıkların hızını, doğrusal bir yol izleyerek artıran aygıt.
doğrusal ızgaraBirbirine paralel iki doğrusal şeritten oluşan saçılmaönler ızgara.
doku etkinlikölçeriUygun bir sonda yardımıyla, dokulara yerleşen radyonüklidlerin yerini saptamaya yarayan ölçüm aygıtı.
dokuya eşdeğer maddeBelirli bir biyolojik dokuya eşdeğer ışınım soğurması ve ışınım saçılması bireşiminde olan madde.
doz eşdeğer debisidt zaman aralığındaki doz eşdeğeri dH'nin, dt'ye bölümü (H). (H =dH / dT) Doz eşdeğer debi birimi sievert (Sv)'dir.1 Sv. s¯1 = 100rem. s¯1 = 1 j.kg¯1.
doz eşdeğer sınırıVücudun tamamı ya da bir bölümü için, doz eşdeğerinin kabul edilebilir en üst düzeyi.
doz eşdeğeriBir dokunun belirli bir noktasındaki soğrulmuş dozun (D) nitelik etkeninin (Q) ve diğer değiştirici etkenlerin (N) çarpımından oluşan değer (H). (H =
doz ölçümüSoğrulan doz debisinin doğrudan ya da dolaylı ölçümle saptanması.
doz uzatımıIşınım dozunun düşük düzeyde, uzun süreli olarak uygulanması.