yumurta kanalı tıkanıklığı ne demek?
- Doğuştan bir yapılış bozukluğu, enfeksiyon veya yaralanma sonucu yumurta kanalı iç çapının tam veya kısmı tıkanması, ovidukt obstrüksiyonu. Yapışmalar yumurtanın geçişini engelleyerek kısırlığa neden olabilir.
Oviductal obstruction.
yumurta
- Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre.
- Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.
- Tavuk yumurtası.
- Er bezi.
- Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp.
- Genellikle yuvarlak şekilli, dişi eşey organında mayoz bölünmeleri sonucu teşekkül eden haploit kromozom sayılı, erkek eşey hücresi ile birleşerek zigotu meydana getiren, büyük, hareketsiz, bir hücre. Ovum.
- Ovulasyonla infundibulumdan yumurta kanalına geçen ve ikinci mayoz bölünmeyi henüz tamamlamamış olan büyük dişi cinsiyet hücresi, ovum, makrogamet. Yumurtanın çekirdeğinde vezikula germinativa adı verilen açık renkli kromatinle makula germinativa adı verilen koyu kromatin toplulukları bulunur.
- Kanatlılar tarafından üretilen ve insan gıdası olarak kullanılan hayvansal gıda maddesi.
- Büyükbaş hayvanların but kısmında bulunan ve diz ekleminin iç kısmından kalça eklemine doğru uzanan yumurta biçiminde, ortalama 2-3 kg ağırlığındaki et parçası.
- Genellikle yuvarlak biçimli, dişi eşey organında mayoz bölünmeler sonucu oluşan, haploit kromozom sayılı, erkek hücresiyle birleşerek zigotu meydana getiren, büyük hareketsiz bir hücre, ovum, dişi üreme hücresi.
yumurta akı
- Yumurta sarısını saran az akışkan, albümince zengin, saydam madde.
- Yumurtanın kabuğu ve sarısı arasında bulunan, dört farklı katmandan oluşan, albümince zengin beyaz kısmı.
Egg white.
Albumen.
White.
Glair.
kanal
- Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu.
- Telefon, telgraf, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat.
- Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti.
- İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol.
- İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz.
- Görüntü veya ses sinyalinin iletildiği veya kaydedildiği yolların her biri.
- Bk. yatak
- Tahtanın ya da tablanın liflerine dik yönde, kenarları 70-80° eğiklikte ve kalınlığın 1-3 ü kadar derinlikte açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti.
- Bk. kanal
Canal , channel , duct.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
yumurtayumurta akıyumurta albüminiyumurta ana gözesiyumurta ana hücresiyumurta azalması sendromuyumurta azalması sendromu 76yumurta bayramıyumurta bırakımıyumurta bırakmakyumurt kesesiyumurcayumurcakyumukyumuk gözlüyumuk yumukyumuklaşmayumuklaşmakkanalıylakanalkanal açmakanal açmakkanal ağzıkanal akımıkanakana aitkana bulamakkana değiştirkana etki eden ilaçkankan adacığıkan ağlamakkan akçasıkan akçesi