vessel of charge ne demek?
- Yük gemisi
yük
- Bir şeyin ağırlığı.
- Araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi
- Yüz bin kuruşluk mal veya tutar
- Bir cismin yüzeyinde biriken elektrik miktarı.
- Tedirginlik veren şey, engel.
- Eşya.
- Araba, hayvan vb.nin taşıyabildiği miktar.
- Birinin üzerine almak zorunda kaldığı ağır görev.
- Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2 Bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı.
- Bir yoğunlaç ya da akımsaklar üzerinde toplanmış erke.
vessel
- Kanal, alet
- Kap, tas, damar
- Tekne, gemi
- Nefes borusu
vessel catch limit
- Gemi av sınırı
of
- Sıkıntı, bezginlik, usanç, acı, yorgunluk vb. duyguları belirten bir söz
Optional Form Source: US EPA.
During; in the course of.
Ouch ! ow ! oof.
Degrees, Farenheit; a temperature scale.
Oil filters.
Prep w dat , from, out of, of, away from, contrary to, by.
Prep of.
Xo, tsoh; ok, ohkh; Usage Note: See General Grammar for the usage of each of these words.
An abbreviation representing an open-face watch, which is a watch with a cover on the reverse and a crystal only over the face on the obverse.
charge
- Şarj etmek
- Suçlamak, sorumlu tutmak
- Ödetmek, kredi kartından almak
- Suçlamak, üzerine atmak, saldırmak, hücum etmek
- Itham etmek, mesul tutmak
- Yüklemek, doldurmak
- (hizmet karşılığında ödenen) ücret
- Tembihlemek, bilgi vermek, aydınlatmak
- Doldurmak (tüfek, top, ocak vb)
- Doyurmak
Türetilmiş Kelimeler (bis)
vesselvessel catch limitvessel headvessel monitoring systemvesselamvesselsvesa local busvesafetvesaikvesaik ibrazında ödemelivesaik mukabili krediofof a certain ageof a certain lengthof a certain qualityof a collapseof a deviceof a good familyof a hogof a kindof a moment agooo henryo ağır yaralıo anda söylemeko anda uydurmak
