vakti hoş geçirmek ne demek?
While the time away.
vakti gelmek
- Ölmek üzere olmak, ölümü yaklaşmak.
vakti olmak
Have time.
hoş
- Beğenilen, duyguları okşayan, zevk veren.
- Bununla birlikte
- Beğenilen, duyguları okşayan bir biçimde.
- İyi, güzel.
Pleasant.
Likeable.
Likable.
Agreeable.
Beautiful.
Fine.
geçirmek
- Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak.
- Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek
- Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek.
- Tespit etmek, yazmak, kaydetmek
- Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak
- Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek.
- Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak
- Giymek, giyinmek
Get over.
Post.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
vakti gelmekvakti olmakvakti olmamakvaktindevaktinde tedbir almavaktinden evvel doğmuşvaktinden evvel yetişmişvaktinden öncevaktinden önce doğmuş çocukvaktinden önce olanvakt i mevziıvakt i nücumıvakt i nücumı i vasatıvakt i şems i vasatıvakt i şemsiyyehoşhoş beşhoş bir şekildehoş buldukhoş geldinizhoş görmekhoş görünenhoş görünüşlühoş karşılamahoş karşılamak
