row on data card ne demek?

  1. Kart sırası

kart

  1. Telefonlara takılan, iletişimi sağlamak için gerekli bilgilerin yüklendiği parçacık.
  2. Genellikle parasal işlemlerde çok amaçlı olarak kullanılan manyetik özelliği olan plastik nesne.
  3. Fotoğrafçılıkta 9x12 cm boyutlarındaki resim.
  4. Oyun kâğıdı.
  5. Gençliği ve körpeliği kalmamış, körpe karşıtı
  6. Düzgün kesilmiş ince karton parçası.
  7. Bir kimsenin kimliğini gösteren, kutlamalarda veya kendini tanıtmada kullanılan, çoğunlukla beyaz, küçük, ince karton parçası, kartvizit.
  8. Kartpostal.
  9. Bazı yerlere girmek veya bazı şeylerden yararlanmak için verilen, kimliği belirten belge.
  10. Tazeliği geçmiş, katılaşmış.

row

  1. Gürültülü bir şekilde kavga etmek.
  2. Hırgür.
  3. Kıyameti koparmak
  4. Kavga, patırtı, kargaşa
  5. Kavga çıkarmak
  6. Kavgaya karışmak.
  7. Sıra, saf, dizi
  8. Kürek çekmek, sandalla gezdirmek, kürekle donatmak.
  9. Sıra evler
  10. Sıra evleri olan sokak

row against the tide

  1. Akıntıya karşŸı kürek çekmek, güçlüklere karşŸı çabalamak.

on

  1. Dokuzdan sonra gelen sayının adı.
  2. Bu sayıyı gösteren 10, X rakamlarının adı.
  3. Dokuzdan bir artık.
  4. Ketonları gösteren son ek, propanon (dimetil keton): 2-bütanon (etil metil keton) gibi.
  5. (en)To or against the surface of; used to indicate the motion of a thing as coming or falling to the surface of another; as, rain falls on the earth.
  6. (en)Denoting performance or action by contact with the surface, upper part, or outside of anything; hence, by means of; with; as, to play on a violin or piano.
  7. (en)Hence, figuratively, to work on one's feelings; to make an impression on the mind.
  8. (en)At or near; adjacent to; indicating situation, place, or position; as, on the one hand, on the other hand; the fleet is on the American coast.
  9. (en)In addition to; besides; indicating multiplication or succession in a series; as, heaps on heaps; mischief on mischief; loss on loss; thought on thought.
  10. (en)Indicating dependence or reliance; with confidence in; as, to depend on a person for assistance; to rely on; hence, indicating the ground or support of anything; as, he will promise on certain conditions; to bet on a horse.

data

  1. Veri.
  2. Aslında kendileri ekonomik olmayan ancak ekonomi dünyasını dışarıdan kuşatan veya çerçeveleyen, nüfus, teknik bilgi, hukuk düzeni ve yönetim biçimi ögelerinden her biri.
  3. Veri
  4. (en)Data.
  5. (en)Collection of facts from which conclusions may be drawn; 'statistical data'.
  6. (en)Facts represented in a readable language on a durable medium Data on its own carries no meaning Empirical data are facts originating in or based on observations or experiences A database is a store of data concerning a particular domain Data in a database may be less structured or have weaker semantics than knowledge in a knowledge base Compare data with information and knowledge.
  7. (en)Programs, files, and other information stored in, communicated, or processed by a computer.
  8. (en)Representation forms of information dealt with by information systems and their users [642 1-G-1].
  9. (en)Representation of facts, concepts, or instructions in a formal manner suitable for communication, interpretation, or processing by human beings or by computers.
  10. (en)Re-interpretable representation of information in a formalized manner suitable for communication, interpretation, or processing Operations can be performed upon data by humans or by automatic means Any representations such as characters or analog quantities to which meaning is or might be assigned A representation of facts or instructions in a form suitable for communication, interpretation, or processing by human or automatic means Data includes constants, variables, arrays, and character strings.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

rowrow against the tiderow at net makingrow boatrow downrow matrixrow of a matrixrow of bricksrow parity checkrow rankro rubroaroachroadroad accidentonon a charge of murderon a daily basison a full stomachon a givenon a given dayon a knife edgeon a large scaleon a lineon a major scaleoo henryo ağır yaralıo anda söylemeko anda uydurmak
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın