musallat olmak ne demek?
- Birini sürekli rahatsız etmek, birine sataşmak, hiç peşini bırakmamak
Akşamdan beri yüreğine musallat olan o sıkıntı gene yerini almaya başlamıştı.
N. Cumalı
To bother.
To poster.
To pick on.
musallat olma
Visitation
musallat etmek
- Birini, bir başkasının başına bela etmek.
To set sb to bothering sb else.
olmak
- Gerçekleşmek veya yapılmak.
- Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
- Yetişmek, olgunlaşmak.
- Uygun düşmek, yerinde görülmek.
- Herhangi bir durumda bulunmak.
- Bir şeyi elde etmek, edinmek
- Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
- Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
To ripen.
To mature.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
musallat olmamusallat etmekmusallat fikirmusallatmusallamusalla taşımusalahamusalahatmusalemusalehmusalehun anhmusamusa bihmusa dinimusa lehmusa şeriatıolmakolmak istiyorolmak üzereolmak üzere olanolmaksızınolmaktaolmakta olanolmaktan çok uzakolmaolma ihtimali çok uzak istekolmadanolmadan da yapabilmekolmadan yapmak
