kendisini iyi ifade edemeyen ne demek?
Inarticulate
inarticulate
- Derdini anlatamayan
- Kendisini iyi ifade edemeyen
- Meramını anlatmaktan aciz
- Anlaşılmaz
- Dilsiz
- İfade edilmemiş
- Konuşamaz, dilsiz, eklemsiz
- Konuşma özürlü
kendisini
Himself.
kendisini kurtarıcı sayan
Messianic
iyi
- Bol, yararlı, kazançlı.
- İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı
- Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not.
- Yeterli, yetecek miktarda olan
- Yerinde, uygun.
- Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren.
- Esen, sağlıklı.
- Çok.
- Ahlâkın ve ahlâk felsefesinin temel kavramı: Ahlaksal değer; ahlaksal olanın olumlu ana niteliğini gösteren özel kavram; ahlâkça değerli olan (karşıt kavramı: kötü). Ahlâk felsefesinde şu anlamlarda kullanılır: a. (Skolastikte) Tanrı'nın istemiş olduğu dünyadaki varlık düzeni ile uyum. b. (Kant'ta) İstencin, içerik bakımından değil de, yalnızca ahlâk yasasınca belirlenmiş olan biçimsel niteliği.
- (Geniş anlamında) a. İşe yarar, ereğine, özüne uygun, doğru yapılmış; doğasına uygun. b. İstenmeğe değer olan. c. Değere yönelmiş, değere ilişkin, değerle belirlenmiş, değerli.
ifade
- Deyiş, söyleyiş
- Bir duyguyu yüz aracılığıyla anlatan belirtilerin bütünü
- Tanık ve sanıkların olay hakkında yargı organlarına yaptıkları sözlü açıklama
- Dışa vurum.
- Anlatım
- Bk. anlatım
- Bk. deyim
- Bk. dışavurum
- Anlatmak. Söylemek.
Way of expressing one's thoughts.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
kendisinikendisini kurtarıcı sayankendisininkendisinin farkında olmakendisincekendisine gönderilenkendisine güveni olmayankendisine vasiyet edilen kimsekendisine yapılankendisikendisi almakkendisi ask her herselfkendikendi (kendisi) bilirkendi adınakendi adına konuşmakkendi ağırlığını taşıyaniyiiyi adamiyi ağırlamakiyi ailedeniyi aileden geleniyi akortluiyi akşamlariyi akşamlar demekiyi anlamakiyi anlaşmakiyiyabiyab ü zehabiyadiyadet
