iyi akşamlar demek ne demek?
Bid smb.
Good night, wish smb.
Good night.
bid
- Elde etmeye çalışmak
- Yok olma.
- Birden dokuza kadar veya üçten ona; yahut da onikiden yirmiye kadar olan sayılar. Birkaç.
- Teklif vermek
- Teklif
- Davet etmek
- Fiyat vermek
- Deklare etmek; söylemek, demek
- Emretmek, kumanda etmek
- Müzayedede fiyat arttırmak
iyi akşamlar
Good afternoon.
Nice: have a nice evening!.
iyi
- İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı
- Bol, yararlı, kazançlı.
- Çok.
- Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren.
- Esen, sağlıklı.
- Yerinde, uygun.
- Yeterli, yetecek miktarda olan
- Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not.
- Somut kişi ya da edim değeri. // İyi, değerler düzeninde yüksek değerleri seçmede ortaya çıkar. Buna karşılık kötü, aşağı değerlerin yeğ tutulmasında kendini gösterir. Ayrıca: "Yararlı olaniyidir." (yararcılık) ya da "Haz vereniyidir." (hazcılık) görüşleri.
- Ahlâkın ve ahlâk felsefesinin temel kavramı: Ahlaksal değer; ahlaksal olanın olumlu ana niteliğini gösteren özel kavram; ahlâkça değerli olan (karşıt kavramı: kötü). Ahlâk felsefesinde şu anlamlarda kullanılır: a. (Skolastikte) Tanrı'nın istemiş olduğu dünyadaki varlık düzeni ile uyum. b. (Kant'ta) İstencin, içerik bakımından değil de, yalnızca ahlâk yasasınca belirlenmiş olan biçimsel niteliği.
akşam
- Güneşin batmasına yakın zamandan gecenin başlamasına kadar olan vakit, akşam vakti, akşamleyin.
- Gece
- Akşam ezanı.
- Akşam namazı.
- Gündüzün son ve gecenin ilk saatleri.
- Gün batması ile tam karanlık olması arasındaki zaman.
Vespertine.
Evening.
Night.
Dark.
demek
- Söylemek, söz söylemek
- Ad vermek.
- Bir dilde karşılığı olmak.
- Herhangi bir ses çıkarmak.
- Herhangi bir kanıya, yargıya varmak.
- Düşünmek.
- Oranlamak.
- Ummak.
Then.
Bade.
