küvetli bir oda rica ediyorum. ne demek?
Bathtub: i'd like a room with a bathtub.
küvet
- İçinde bazı şeyler veya el yıkanan kap
- Banyoda içinde yıkanılan tekne
- Bk. tekne
- Laboratuvarda spektroskopik çalışmalarda kullanılan plastik, cam veya kuartzdan yapılmış köşeli tüp.
- Fr. Leğen olarak kullanılan kapların umumi adı.
Cuvette.
Bathtub.
Bath.
Bath tub.
Any small.
küveyt balığı
Oilfish
bir
- Sayıların ilki.
- Bu sayıyı gösteren 1, I rakamlarının adı.
- Bu sayı kadar olan.
- Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).
- Tek.
- Beraber.
- Eş, aynı, bir boyda.
- Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek.
- Kuyu. (Osmanlıca'da yazılışı: bi'r)
- Yıldırım. Bulutdan buluta veya bulutdan yere elektrik boşanması.
oda
- Evin veya herhangi bir yapının oturma, çalışma, yatma gibi işlere yarayan, banyo, salon, giriş vb. dışında kalan, bir veya birden fazla çıkışı olan bölmesi, göz
- Serbest meslek adamlarını içinde toplayan resmî birlik.
- Yeniçeri kışlası.
- Bir yapının, özellikle bir evin, oturmak, çalışmak, yatmak gibi eylemlere yarayan gözelerinden her biri.
Overseas Development Administration.
Office Document Architecture.
Until 1990 known as Office Document Architecture A standard for defining document components for interchange between differing word processors and desktop publishing systems An attempt to classify the features of such systems It combines a structure view of the document , with a layout view that specifies where on the page, and possibly on which page, an object appears.
Official Development Assistance Used to help countries in need but is often used for political gain.
Open Document Architecture.
Document exchange format.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
küvetküveyt balığıküvküvarküvbküvbebirbir abam var atarım, nerede olsam yatarımbir acı kahvenin kırk yıl hatırı vardırbir açıdabir açida ilerlebir adama kırk gün ne dersen o olurbir ağaçta gül de biter, diken debir ağaçtan okluk da çıkar, bokluk dabir ağız dolusubir ağızdanbibi eyyi halbi gayri hakkın mal edinmebi hadbi haseb il verase
