judgement seat ne demek?
- Hakim makamı
hakim
- Egemenliğini yürüten, buyruğunu yürüten, sözünü geçiren, egemen; duygu, davranış vb. yi istenciyle denetleyebilen (kimse).
- Bilge.
- Yüksekten bir yeri bütün olarak gören.
- Egemenliğini yürüten, buyruğunu yürüten, sözünü geçiren, egemen
- Başta gelen, başta olan, baskın çıkan.
- Tanrı.
- Duygu, davranış vb.ni iradesiyle denetleyebilen (kimse)
- Yargıç
- Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen, dominant, başat.
- Bk. yargıç
judgement sample
- Yargısal örneklem
judgement by default
- Giyabi hüküm
seat
- Kokmak.
- Oturulacak yer, iskemle, sandalye
- Insan kıçı
- Yer, mahal, mevki, kürsü
- Merkez, konut
- Meclis veya borsada üyelik hakkı
- Oturuş
- Mak
- Oturtmak, yerleştirmek, almak (salon), oturağını tamir etmek, oturma yerini onarmak, kıçını tamir etmek (pantolon), yerine oturtmak
Türetilmiş Kelimeler (bis)
judgement samplejudgement by defaultjudgement dayjudgement feesjudgement proofjudgementjudgementaljudgemental samplingjudgejudge advocatejudge advocate generaljudge at the finishjudge by externalsseatseat beltseat belt emniyet kemeriseat in the house of commonsseat of governmentseat oneselfseat rotationseat selectionseat stayseat toseasea accidentsea airsea anchorsea anemon
