judge at the finish ne demek?
- Varış yargıcısı
varış
- Varma durumu veya biçimi.
- Çabuk kavrayış, anlayış, güçlü seziş, irfan.
- Bir yarışın son bulduğu yer, finiş.
- Yürüyüşçü ya da koşucunun, gövdesinin herhangi bir kesimi ilevarış çizgisini geçmesi.
Destination.
Arrival.
Coming.
Advent.
Arrest.
Accession.
judge
- Yargıç
- Hakim
- Hakem
- Aralarında uyuşmazlık olan iki kişinin arasını bulan kimse
- Bilirkişi
- Yahudi tarihinde krallardan önce hüküm süren hâkimlerden biri
- Hükmetmek
- Hüküm vermek
- Muhakeme etmek, yargılamak, bir mesele hakkında fikir edinip karar vermek
- Doğrusunu araştırmak
judge advocate
- Askeri hukuk müşaviri
- Askeri hakim
- Askeri savcı
at
- Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş.
- Astatin elementinin simgesi.
- Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan.
- Tek parmaklılar (Perissodactyla) takımının,atgiller (Equidae) familyasından, küçük başlı ve kısa kulaklı, uzun kıllı yele ve kuyruğu olan, geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan, bütün dünyaya yayılmış, erkeğine aygır, dişisine kısrak denilen bir tür.
- Zoolojik sınıflandırmada Equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad, hippos.
Relation of proximity to, or of presence in or on, something; as, at the door; at your shop; at home; at school; at hand; at sea and on land.
The relation of some state or condition; as, at war; at peace; at ease; at your service; at fault; at liberty; at risk; at disadvantage.
The relation of some employment or action; occupied with; as, at engraving; at husbandry; at play; at work; at meat ; except at puns.
The relations of time, age, or order; as, at ten o'clock; at twenty-one; at once; at first.
The relations of source, occasion, reason, consequence, or effect; as, at the sight; at this news; merry at anything; at this declaration; at his command; to demand, require, receive, deserve, endure at your hands.
the
- O (tarif edatı, harfi tarif, belirtme sıfatı)
- Ne kadar, o kadar (mukayese sıfatlarından evvel)
- Belirli durumlarda isimden önce kullanılır
Türetilmiş Kelimeler (bis)
judgejudge advocatejudge advocate generaljudge by externalsjudge de factojudge in commercial courtjudge made lawjudge of menjudge pro temjudgeablejudjudahjudaicjudaic icaljudaicaatat a clipat a crossroadsat a discountat a distanceat a draughtat a fearful rateat a full gallopat a gallopat a glanceaa 1a alfa lipoproteinemia b basımıa b c basımı
