seat in the house of commons ne demek?

  1. Avam kamarasındaki koltuk, İngiliz Parlamentosundaki yer

seat

  1. Kokmak.
  2. Oturulacak yer, iskemle, sandalye
  3. Insan kıçı
  4. Yer, mahal, mevki, kürsü
  5. Merkez, konut
  6. Meclis veya borsada üyelik hakkı
  7. Oturuş
  8. Mak
  9. Oturtmak, yerleştirmek, almak (salon), oturağını tamir etmek, oturma yerini onarmak, kıçını tamir etmek (pantolon), yerine oturtmak

seat belt

  1. Emniyet kemeri [aut.]

in

  1. Yaban hayvanlarının kendilerine yuva edindikleri kovuk.
  2. Mağara.
  3. İnsan.
  4. Bkz. kovuk, mağara.
  5. Koyun pisliği
  6. (edat) içinde, -de, -da
  7. (en)Lair.
  8. (en)Cave.
  9. (en)Hole.
  10. (en)Burrow.

the

  1. O (tarif edatı, harfi tarif, belirtme sıfatı)
  2. Ne kadar, o kadar (mukayese sıfatlarından evvel)
  3. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır

Türetilmiş Kelimeler (bis)

seatseat beltseat belt emniyet kemeriseat of governmentseat oneselfseat rotationseat selectionseat stayseat toseatbeltseasea accidentsea airsea anchorsea anemoninin a bad conditionin a bad fixin a bad lightin a bad moodin a bad temperin a bad wayin a big hurryin a big wayin a bodyii 0i accepti adore youi agree
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın