insan ayaktan, at tırnaktan kapar ne demek?
- Birçok hastalık insana ayağını üşütmesi, ata da tırnağı yoluyla gelir.
insan
- İki eli olan, iki ayak üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, akıl ve düşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı.
- Bu türden olan canlı.
- Kişi, şahıs, âdemoğlu, âdem evladı
- Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).
- Memeliler (Mammalia) sınıfının,insangiller (Hominidae) familyasından, iki ayağı üzerinde duran ve yürüyen, kolları kısa, vücudunun birçok yerlerinde tüyler azalmış, çeneleri belirli, beyinleri çok gelişmiş, kafatası yuvarlak ve yüz açısı yüksek, konuşabilen tek yaratık.
- (Bu kelimenin aslı, lugat alimlerince "ins" den geldiği söylenir. Kamusta da kufiun'a göre "Nisyan" kelimesinden geldiği zikredilmektedir.)Akıl, şuur ve iman ile diğer canlılardan ayrı, Cenab-ı Hakk'ın en mükerrem yarattığı mahluku olup, Rabbani ni'metleri unutkanlığı dolayısıyla insan denilmiş.
Modern man.
Naked ape.
Hominid.
Human.
insan aklını aşan
Transcendent.
at
- Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş.
- Astatin elementinin simgesi.
- Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan.
- Tek parmaklılar (Perissodactyla) takımının,atgiller (Equidae) familyasından, küçük başlı ve kısa kulaklı, uzun kıllı yele ve kuyruğu olan, geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan, bütün dünyaya yayılmış, erkeğine aygır, dişisine kısrak denilen bir tür.
- Zoolojik sınıflandırmada Equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad, hippos.
Relation of proximity to, or of presence in or on, something; as, at the door; at your shop; at home; at school; at hand; at sea and on land.
The relation of some state or condition; as, at war; at peace; at ease; at your service; at fault; at liberty; at risk; at disadvantage.
The relation of some employment or action; occupied with; as, at engraving; at husbandry; at play; at work; at meat ; except at puns.
The relations of time, age, or order; as, at ten o'clock; at twenty-one; at once; at first.
The relations of source, occasion, reason, consequence, or effect; as, at the sight; at this news; merry at anything; at this declaration; at his command; to demand, require, receive, deserve, endure at your hands.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
insaninsan aklını aşaninsan anatomisiinsan ayağı değmemişinsan azmanıinsan babesiozisiinsan bağışıklık yetersizliği virüsüinsan bakısıinsan başlıinsan başlı atinsainsaat derziinsaat sahasiinsafinsaf etmekayaktanayaktan asılmaayaktan hastaayaktan kipeayaktaayakta alkış yağmuruna tutmaayakta alkışlamaayakta dik durus pozisyonuayakta dik duruş pozisyonuayakayak açmakayak almadık taş olmaz, başa gelmedik iş olmazayak almakayak altında
