İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif
Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif.
Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad.
Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz.
Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif.
(Lat. primitivus < primus - ilk) : 1- Zaman bakımından en eski olan, ilk olan. 2-Gelişmesinin başında bulunan; daha gelişmemiş olan. 3- (Estetikte) Yalın, salt bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan.
Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı
Bu etkinlikler sonucu elde edilen nesneler.
İnsanların, toplumun varlığı ve gelişmesi için gerekli olan nesneleri sağlamak üzere, amaçlı etkinlikleriyle doğal çevrelerini değiştirmeleri, istihsal, tüketim karşıtı.
İnsanın topraktan, doğanın her türlü kaynak ve güçlerinden kendine yararlı ürünler elde etmesi, bunları işleyerek gereksinim duyduğu özdek ve nesneler durumuna koyması, çoğaltması işi.
Mal ve hizmetleri bir dizi işlemden geçirerek biçim, zaman ve mekân boyutuyla faydalı hale getirmek veya faydalılıklarını artırmaya yönelik her türlü etkinlik.
Çıkarma, elde etme, ürünün tüketiciye aktarılan kısmı, istihsal.