gün ağarmak ne demek?

  1. Tan yeri aydınlanmak.

    Kalın perdenin ardında gün ağarmıştı.

    Yusuf Atılgan
  2. Havanın aydınlanması
  3. (en)Dawn.

tan

  1. Güneş doğmadan önceki alaca karanlık, fecir.
  2. Kötülemek, birisinin ayıp ve kusurlarını beyan etmek. (Osmanlıca'da yazılışı: ta'n)
  3. Şafak vakti.
  4. Kötülemek.
  5. Sabah, akşam esen serin esinti.
  6. Hoş görmemek.
  7. (en)Light brown.
  8. (en)Browning of the skin resulting from exposure to the rays of the sun.
  9. (en)Ratio of the opposite to the adjacent side of a right-angled triangle.
  10. (en)Treat skins and hides with tannic acid so as to convert them into leather.

gün ağarması

  1. Güneş doğmadan önce başlayan ve süresi eşlekten eksenucu çemberine doğru giderek artan yarı aydınlık durum, bkz. alacakaranlık.
  2. (en)Dawn.
  3. (fr)Aube

gün ağarırken

  1. (en)At dawn.

ağarmak

  1. Aydınlanmak
  2. Kırlaşmak, ak duruma gelmek
  3. Su ile yıkanıp temizlenmek, tertemiz olup beyazlaşmak
  4. Beyazlaşmak
  5. Rengi solmak.
  6. Ak olmak, ak hale gelmek, beyazlamak.
  7. Şafak sökmek
  8. Yaşlanmak.
  9. (en)Bleach.
  10. (en)Grey.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

gün ağarmasıgün ağarırkengün almakgün aşırıgün atmakgüngün batmasıgün aydınlığıgün balıgün balığıgübleğgübleğegübregübre araştırma bilimigübre böceğiağarmakağarmaağarmamakağarmışağarağaranağaran baş, ağlayan göz gizlenmezağaran saçağarantanağaağa aitağa arzıağa borç eder, uşak harçağa bölüğü
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın