göz ne demek?

  1. Görme organı.
  2. Bazı deyimlerde, görme ve bakma.
  3. İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış.
  4. Bakış, görüş.
  5. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak

    Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu?

    T. Buğra
  6. Delik, boşluk

    Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır.

    S. F. Abasıyanık
  7. Çekmece.
  8. Terazi kefesi.
  9. Bk. ada.
  10. Kartlar üzerinde açılan ve içerisine mikrofilm parçası geçirilen delik.
  11. Görme organının, içinde dış dünyanın görüntüsünün oluştuğu ve bu görüntünün sinirsel uyarmalara dönüştüğü, başlangıç parçası.
  12. Çekmece boşluğu.
  13. Çok küçük budak.
  14. Bk. göz
  15. Bk. çekmece
  16. (en)Compartment.
  17. (en)Opto-.
  18. (en)Eye.
  19. (en)Aperture.
  20. (en)Optic.
  21. (en)Optical.
  22. (en)Ocular.
  23. (en)Orbital.
  24. (en)Ophthalmic.
  25. (en)Orbit.
  26. (en)Blinker.
  27. (en)Sight.
  28. (en)Cell.
  29. (en)Partition.
  30. (en)Drawer.
  31. (en)Cubbyhole.
  32. (en)Cubby.
  33. (en)Cubicle.
  34. (en)Cuddy.
  35. (en)Eyehole.
  36. (en)Glim.
  37. (en)Pore.
  38. (en)Seeing.
  39. (en)Attitude.
  40. (en)Way of behaving.
  41. (en)Spring.
  42. (en)Division.
  43. (en)Part.
  44. (en)The evil eye.
  45. (en)Bad luck caused by another's envy.
  46. (en)Love.
  47. (en)Friendship.
  48. (en)Esteem.
  49. (en)Square.
  50. (en)Case.
  51. (en)Source.
  52. (en)Orifice.
  53. (en)Bord.
  54. (en)Rack.
  55. (en)Pane.
  56. (al)Auge
  57. (fr)Oeil

görme

  1. Görmek işi, rüyet.
  2. Göze giren ışığın doğurduğu duyumsal izlerle dış çevredeki ayrıntıların algınlanması.
  3. (en)Vision.
  4. (en)Sight.
  5. (en)Seeing.
  6. (en)Acuity.
  7. (en)Remark.
  8. (al)Sehen
  9. (fr)Vision

göz

  1. Görme organı.
  2. Bazı deyimlerde, görme ve bakma.
  3. İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış.
  4. Bakış, görüş.
  5. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak
  6. Delik, boşluk
  7. Çekmece.
  8. Terazi kefesi.
  9. Bk. ada.
  10. Kartlar üzerinde açılan ve içerisine mikrofilm parçası geçirilen delik.

göz abdüksiyonu

  1. (en)Abtorsion

göz açamamak

  1. Vakit ya da ilgilenme olanağı bulamamak.
  2. Fırsat bulamamak
  3. Yoğun işler yüzünden bir şeyle ilgilenme imkânı bulamamak

Türetilmiş Kelimeler (bis)

göz abdüksiyonugöz açamamakgöz açıp kapayıncaya kadargöz açtırmamakgöz açtırmayangöz ağrısıgöz ahbaplığıgöz akıgöz akı oluğugöz akı yangısıgöbgöbbasangöbbengöbeçgöbede
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın