fena halde ne demek?
- Aşırı ölçüde, son derece, pek çok, adamakıllı
Yemekten sonra fena hâlde mızmızlanıyor, uyumamak için kendini zor tutuyordu.
S. F. Abasıyanık
Grossly.
Extremely.
Excessively.
Sorely.
In the worst way.
fena halde üşütmek
Catch one's death.
fena hareket etmek
Misbehave
hal
- Çözme, çözülme.
- Eritme.
- Karışık bir sorunun içinden çıkma, sonuca varma.
- Sebze, meyve, bakliyat vb.nin satıldığı yer.
- Tahttan indirme.
- Güç, kuvvet, takat.
- Şimdiki zaman, içinde yaşanılan zaman
- Durum.
- Davranış, tutum, tavır
- Kötü durum, sıkıntı, dert.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
fena halde üşütmekfena hareket etmekfena haşlamakfena azarlamakfena bulmakfena değilfena dövmekfena etmekfenafena gözle bakmakfenfen bilgisifen bilgisi olanfen bilimifen bilimlerihaldemanhalden anlamahalden anlamakhalden anlamayanhalden anlarhalden anlayanhalden anlayan adamhaldex kavramahaldhaldane effecthaldane etkisihaldarhalhal aykırılığıhal böyle ikenhal çekerliğihal değişikliği
