evde göz hapsi ne demek?
House arrest.
house
- -de bulunmak
- Konut.
- Ev, mesken, hane
- Ev halkı, aile
- Bir eve koymak, kendi evine almak
- Barındırmak; yerleştirmek.
- Siper altına almak, aşağı indirmek
- Ev sağlamak, eve yerleştirmek, barındırmak, evde oturmak
- Evde oturmak, barınmak.
evde gözaltı
Domiciliary arrest.
evde
Home
In.
In the house
göz
- Görme organı.
- Bazı deyimlerde, görme ve bakma.
- İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış.
- Bakış, görüş.
- Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak
- Delik, boşluk
- Çekmece.
- Terazi kefesi.
- Bk. ada.
- Kartlar üzerinde açılan ve içerisine mikrofilm parçası geçirilen delik.
hap
- Kolayca yutulabilmesi için toparlak durumuna getirilmiş ilaç
- Bir içimlik afyon.
- Çocuk dilinde yiyeceği yutma sesi.
- Yapıştırıcı (şeker, jelatin, dekstrin, un v.s veya absorblayıcı (nişasta, süt şekeri, magnezyum karbonat, magnezyum oksit v.s.) ile ilaç karışımından yapılmış disk.
- Toz veya yarı katı durumdaki ilaçların bağlayıcı maddelerle karıştırılıp hamur h
That which happens or comes suddenly or unexpectedly; also, the manner of occurrence or taking place; chance; fortune; accident; casual event; fate; luck; lot.
Hazardous Air Pollutant.
Hazardous air pollutant In general, an 'air toxic ' Specifically, this also refers to one of the 188 specific pollutants listed in the 1990 Clean Air Act amendments.
Housing Assistance Payments HUD pays the assistance to the owner of an assisted unit on behalf of an eligible family The payment is the difference between the contract rent and the tenant rent.
Habitat Action Plan.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
evde gözaltıevdeevde akşam yemeği yemekevde çikarilan içkievde dokunmuşevde dokunmuş kumaşevde durmakevde hasta muayenesievde kadının sözünün geçmesievde kalmakevdaevdadgözgöz abdüksiyonugöz açamamakgöz açıp kapayıncaya kadargöz açtırmamakgöz açtırmayangöz ağrısıgöz ahbaplığıgöz akıgöz akı oluğugöbgöbbasangöbbengöbeçgöbede
