house ne demek?

  1. Konut.
  2. Ev, mesken, hane
  3. Ev halkı, aile
  4. Bir eve koymak, kendi evine almak
  5. Barındırmak; yerleştirmek.

    The government housed the refugees in tents: Hükümet sığınmacıları çadırlara yerleştirdi.

  6. Siper altına almak, aşağı indirmek
  7. Ev sağlamak, eve yerleştirmek, barındırmak, evde oturmak
  8. -de bulunmak

    That room now houses our library: Şimdi o odada kütüphanemiz bulunuyor.

  9. Evde oturmak, barınmak.

house and home

  1. Ev bark

house arrest

  1. Evde göz hapsi, gözaltı

Türetilmiş Kelimeler (bis)

house and homehouse arresthouse builderhouse burninghouse careerhouse carpenterhouse cathouse cleaninghouse decoratorhouse detectivehousagehoudan henHoudan tavuğuhoughhouille blanchehound
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın